“Ders çalışma isteği gelmiyor.” ya da “İçimde hiç heves yok.” diye diye koca bir yıl geçtikten sonra sınav tarihi gelir çatar. Sen de kendine sürekli bu şekilde bahaneler yarattıysan ve ders çalışmayı sürekli ertelediysen sınavda muhtemelen başarılı olamayacaksın. Öğrenci bahanelerinin arasında, dersler çok saçma, rakipler çok güçlü, millet özel ders alıyor gibi sayısız alternatif vardır. Bitmek tükenmek bilmeyen bahanelere kendini kaptıran öğrenci, her zaman haklı olduğunu ve tüm başarısızlığının kendi kendine uydurduğu nedenlere inanır.

 Çalışma isteğinin gelmesi için film veya kitaplara başvurabilisiniz. Ders çalışma isteğini getiren filmler ve kitaplar, sınava hazırlık sürecinde sana sandığından çok daha fazla yardımcı olur. İleride iyi bir akademisyen olmak istiyorsan Oğuz Atay’ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı eserini; hayatındaki engellerin aslında ne kadar küçük olduğunu görmek istiyorsan Turan Yalçın’ın Engelleri Aşanlar kitabını okuyabilirsin. Umudunu Kaybetme, 3 İdiots, Yerdeki Yıldızlar ve Sol Ayağım gibi filmlerden de ilham alabilirsin.


 Bu yolda en önemlisi de hedef belirlemektir. Hedefin ne? Ne olmak ve ileride kendini nerede görmek istiyorsun? Asla “Ne olsa okurum.” deme. İllaki okumak istediğin bir bölüm vardır. Bunun için istediğin bölümlerin derslerini inceleyebilirsin. Eşit ağırlıktan öğrenci almasına rağmen dersleri matematik ağırlıklı olan dersler vardır. Bu noktada internette küçük bir araştırma yaparak ders içeriklerine kolayca ulaşabilir ve seni zorlayacak derslere sahip bölümleri tercih etme konusunda daha dikkatli olabilirsin.


 Sürekli evde olduğun için ders çalışma isteğini geri getirmekte zorlanıyorsan yeni ortamlar keşfedebilirsin. Şehrinde bulunan sakin bir kafe ya da bir kütüphane, senin için iyi bir seçim olabilir. Kütüphanede çalışanları gördükçe sen de motivasyonunu artırabilir ve daha kolay derslerine odaklanabilirsin. Gürültüden çabuk etkilenen biriysen çalışacağın kafenin yüksek sesli müzik çalmaması ve çok kalabalık olmaması gerekir.