HİSSETMEK GÖRMEDEN GÖRMEK
Kimse bilmez…
Hangi gecenin en karanlık anında gözyaşlarını içine akıttığını,
Hangi sabahın soğuk rüzgarında yalnızlığına sarıldığını…
Kimse bilmez, hangi zorluklarla adım attığını hayata,
Hangi sınırlarla, hangi engellerle mücadele ettiğini…
Bazıları kolay konuşur:
“Sabret,” derler, “geçer.”
Ama kimse senin kalbinde kopan fırtınaları,
Geceleri yastığına sinmiş çaresizlik kokusunu bilmez.
Hayat adildir diyenlere inat,
Bazen en çok hak edenin omzuna en ağır yükleri bırakır.
Ve sen, her şeye rağmen dimdik durursun,
Çünkü bilirsin: Eğildiğin an, yenildiğin andır!
Ne gözlerin görmese de hayatın renklerini,
Ne kulakların duymasa da dünyanın en güzel melodilerini,
Ne de adımların en hızlısı olsa da yarışta geride kalmış gibi hissetsen…
Hayat yaşanır, ve sen yaşıyorsun!
İnsanoğlu mücadele etmek için doğdu.
Her zorluk, her sınav bir iz bırakır yüreğinde,
Ama asıl mesele o izleri gururla taşıyabilmekte!
Başını eğmeden, kimseye boyun bükmeden,
Kendi varlığının hakkını verebilmekte…
İşte gerçek zafer budur!
Kaybettiğin anlarda bile kendini bulabilmek,
Düştüğünde bile kalkacak gücü içinden çıkarabilmek…
Ve her şeyden öte, hayatı hissetmek,
Yüreğinde sevdayı, hüsranı, umudu, inancı bir arada taşıyabilmek…
Çünkü hayat, sadece nefes alıp vermekten ibaret değil,
Hayat, dimdik ayakta durabilenlerin hikayesidir!