Derin Gerçekler Çözülmeyi Bekliyor

    Rabia Platformu sözcüsü ve gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, "Muhsin Yazıcıoğlu meselesi çözülmeden Türkiye'de derin gerçekler de çözülmüş olmayacak" dedi

Derin Gerçekler Çözülmeyi Bekliyor
    Rabia Platformu sözcüsü ve gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, "Muhsin Yazıcıoğlu meselesi çözülmeden Türkiye'de derin gerçekler de çözülmüş olmayacak" dedi. Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Rabia Kuşağı ve Müslüman Coğrafyası" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Dilipak, Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının ülkede yaşanan en son, en çarpıcı ve en karmaşık suikastlerden birisi olduğunu belirterek, "İşin içinde herkes var. Herkesin bildiği bir sırdır" diye konuştu. Helikopter kazasının başından sonuna kadar bir kronolojik sırayla incelemesi halinde bir hukuk skandalı ve siyasi skandal çıkacağını dile getiren Dilipak, "Muhsin Yazıcıoğlu meselesi çözülmeden Türkiye'de derin gerçekler de çözülmüş olmayacak" ifadelerini kullandı. Dilipak, konuşmasını şöyle sürdürdü:  "Helikopterin düşürüldüğü yeri, düştüğü yeri demiyorum. Düşmedi zaten sert iniş yaptı kayarak kayalıklara çarptı deniliyor. Bu bilgilerinin hiçbirinin şahidi değilim ama bunu soruşturması gerekenlerin bir an önce soruşturması lazım. Aksi halde gerçeğin yerini yalan alıyor. Geciken adalet adalet değildir. Geçen seçimler yapılmadan önce bir cinayet işleniyor ve yine bir seçime geliyoruz. Ama dava daha açılmış değil. Bu işler söylentiye bırakılmaz. Eğer Yazıcıoğlu gibi birisi öldürülüyor ve bunu yapanlar bulunamıyorsa hepiniz tehlike altındasınız. Eğer Yazıcıoğlu'nun hesabı sorulamıyorsa sizinkinin hesabı hiç sorulamaz. Bu ülkede yaşayan herkesin bu meselenin gerçeğini ortaya çıkartması lazım ki yarın aynı cinayetler kendilerine karşı işlenmesin. Bunun hesabı sorulsun" dedi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun, Başbakan Erdoğan'a da birtakım suikast ihbarlarını haber veren birisi olduğunu anlatan Dilipak, "Gizli tanık falan da değil ama devletin sorumlu kademelerindeki kişileri şuna bak şuraya dikkat et, bu böyledir diye arkadaşça uyarılarda bulunan ve bundan da çekinmeyen birisi" dedi. Yazıcıoğlu'yla birlikte hayatını kaybeden İHA Muhabiri İsmail Güneş'in, kazanın ardından 112'yi arayarak 45 dakika konuşmasına rağmen helikopterin bulunamamasını hatırlatan Dilipak, "Bizim zekamızla dalga geçen birileri var. Güneş, telefon açıp durumu anlatıyor. 45 dakika telefonda görüşüldüğü konuştuğu söyleniyor. Konuşmalar bizim bildiğimiz, dinlediğimiz kadar değil. Bilmediğimiz konuşmalar da var. Otopsi raporunda bu gazetecinin çenesi ayrı kırık. Bu ses o kişiye ait değildi. O konuştuysa bu çeneyi kim kırdı, kim ayırdı"  diye konuştu. Dilipak, helikopter kazası gerçekleştiği sırada yurt dışında yaşayan Kahramanmaraş Ülkü Ocakları eski üyesi bir arkadaşının kendisini arayarak helikopterin nasıl ve nereye düştüğünü söylediğini belirterek, şöyle devam etti: "Daha hiç bulunmadı derken nereye düştüğünü bana söylediler. Köylüler helikopter düştüğü yere doğru giderken jandarma onları durdurdu 'giremezsiniz yasak bölge' dediler. 'Ambulansa bindirildi, Kayseri'ye geliyor' diye saatlerce oyaladılar. Biz bu işleri aydınlatmazsak yapanın yanına kar kalırsa tekerrür eder. Muhsin Yazıcıoğlu suikasti ayrıntılarıyla ortaya çıkmazsa Tayip Erdoğan'a da suikastler devam edebilir. Bu olay çözüldüğünde Türkiye'nin derin gerçeğini de çözüceğiz." (AA)
Güncelleme Tarihi: 25 Şubat 2014, 12:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER