Yaşanan ekonomik krizlerin ve zamların ardı arkasının kesilmediğini, her geçen gün ise alım gücünün düştüğünü belirten Deva Partisi İl Başkanı Serdar İnce, “Açlık sınırının altında yaşayan asgari ücretli çalışanlar ve esnaflar başta olmak üzere toplumun tüm kesimi artık bunaldı. Enflasyon altında ezilen vatandaş artık ekonomik buhrana sürüklendi. Gençler yurt dışına gitmek için sürekli çaba gösteriyor. İnsanları mutlu edemiyorsak hiçbir şeyin anlamı yok” dedi.
MEHMET TIRPAN
Deva Partisi İl Başkanı Serdar İnce, Sanayicinin, üreticinin, işçinin ve toplumun tüm kesiminin yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeni ile artık bunaldığını söyledi.
Günümüzde üreticinin üretmeye, almak isteyenin almaya korktuğunu belirten Başkan İnce, “Toplumun her kesimi ardı arkası gelmeyen zamlardan artık bunaldı. İnsanlar eğitim, barınma ve yaşam koşullarını aldıkları ücretlerle sağlayamıyorlar. Şuanda 4 bin 250 TL maaş alarak geçinmeye çalışan insanlar açlık sınırının altında bir yaşam sürdürüyor. İnsanların sadece günlük iaşelerinin ucu ucuna çevirebildiği bir ortamda üretim yapmak söz konusu olamaz” dedi.
Her geçen gün yaşam şartlarının daha zorlaştığının altını çizen Başkan İnce, “İnsanlar son yıllarda hep yurt dışına gitme derdine düştü. Sağlıkçılar, gençler yurt dışına gidiyor. İnsanlara memleketlerini sevmedikleri için değil doğdukları yerde doyamadıkları için gidiyorlar. Ülkemizin acilen ekonomik şartlarının düzelmesi gerekiyor. İşler şuan hiç iyiye gitmiyor. İnsanlar hep mutsuz. Sokağa çıkın bakın insanların hiçbirinin yüzü gülmüyor. Halkta bir sosyal patlama var. İnsanların evine ekmek götürememesi çok kötü bir şey. Sokaktaki insanı, okuyan gençleri ve işsiz insanlara iş veremiyorsak toplumu mutlu edemiyorsak hiçbir şeyin anlamı yok demektir” ifadelerini kullandı.
İNSANLAR KORKUYOR
Üreticinin de tüketicinin de korktuğunu savunan Başkan İnce, “Üretici ile görüşüyoruz üretmeye korkuyor. Vatandaşlarla görüşüyoruz geçinemediklerini bu sebeple herhangi bir ihtiyaçlarını borçlanarak almaktan korktuklarını ifade ediyorlar. İhtiyaçlar sürekli öteleniyor çünkü insanların alım gücü yok denecek kadar azaldı. Hal böyle olunca da piyasada çarklar dönmüyor. Girdi maliyetleri arttıkça gıda ve diğer kalemlerin fiyatları da artıyor. Hal böyle olunca günümüzde asgari ücret ve altında ücretle çalışan insanlar markete dahi gidemiyor. Akaryakıt ve diğer girdi maliyetlerinin artması ile birlikte çiftçi üretmek istemiyor. Çiftçinin para kazanması gerekli ki üretsin. Şuanda çiftçilerimizi küstürüyoruz ve köylerimiz boşalıyor. Hiç kimse tarımla ilgili yakında ekip biçmeyecek diye korkuyoruz. Besicilik yapan insanlar sürekli yem fiyatlarından yakınıyor. Besicilik yapan insanların da girdi maliyetleri düşük olacak ki insanlar süt, peynir ve tereyağı gibi ürünler üretsin. İnsanlar çalıştığının karşılığında para kazanırsa o iş cazip olur. Eğer çiftçi her yıl belli bir para harcayıp da her yılda zarar ederse tabiki üretim diye bir şey kalmaz” şeklinde konuştu.