
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Sivas İl Müdürü Tanzer Erdem, 6948 sayılı kanun kapsamında başlatılan Sanayi Sicil Envanter çalışmaları kapsamında Sivas’ta bin 987 adet işletme yerini ziyaret ettiklerini belirterek, “Ziyaret edilen sanayi tesislerinden 739 adeti Sanayi Sicil Belgesi almaya uygun görüldü” dedi. Mehmet Tırpan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 2 gün sürecek olan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 1’inci Grup il Müdürleri toplantısı gerçekleştirildi. Sivas’ta düzenlenen toplantıya Ankara, Bolu, Aksaray, Çankırı, Karabük, Yozgat, Kırıkkale, Kırşehir ve Eskişehir illerinin Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürleri ve yine 9 ilin Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) İl Müdürleri katıldı. Ticaret Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Tanzer Erdem yaptı. Toplantının eş zamanlı olarak tüm Türkiye’de 9 ayrı ilde yapıldığını belirten Tanzer, Tüm Türkiye’de 6948 sayılı kanun kapsamında başlatılan Sanayi Sicil Envanter çalışmalarının Sivas’ta 3 aylık kısa bir sürede tamamladıklarını söyledi. Yapmış oldukları sayımlarda Sivas’ta toplam bin 987 adet işletme yerini ziyaret ettiklerini belirten İl Müdürü Tanzer; “Ziyaret edilen sanayi tesislerinden 739 adeti Sanayi Sicil Belgesi almaya uygun görüldü. İlimizde sayımdan önce 319 işletmenin sanayi sicil belgesi vardı. Hali hazırda 335 sanayi işletmesinin belgesi var” dedi. Sanayi Sicil Belgesi İşletmesi olan işletmecilerin elektriği yüzde 20-25 oranında ucuz kullandığının da altını çizen Tanzer; “Türkiye’nin 2023 hedefine ulaşmasında en etkin rol oynayacak olan kurumların başında Üniversite Sanayi İşbirliği gelmektedir. Üniversitemizden Teknogirişim Sermaye Destek Programına 41 adet başvuru var. Merkez programına ise 3 başvuru var. Bunlardan 2 adeti desteklenmeye değer görülmüştür. İlimizde 1 adet ARGE merkezi olan firma bulunmaktadır. Sivas ili 2013 ihracatı 89 milyon dolar ithalatı ise 123 milyon dolardır. Yani -33 milyon dolar zarardayız” ifadelerini kullandı. GAYRET İÇERİSİNDEYİZ Sivas Ticaret Sanayi Odası Başkan Vekili Zeki Özdemir ise 80’li yıllardan sonra bütün Türkiye’de olduğu gibi her ilde gelişme yaşandığını söyledi. Sivas’ta açılan Organize Sanayi Bölgesi ile ilimizde gelişimin günden güne hızlı bir şekilde arttığını belirten Özdemir; “Demiryolu Sanayisinin yan ürünlerinin TÜDEMSAŞ’ta geliştirilmek için Ticaret Sanayi Odası olarak ön ayak olmak gayretleri içerisindeyiz” dedi. Sivas’ın maden kenti olması nedeniyle daha çok Organize Sanayi Bölgesinde de Madencilik ve Mermer Sanayi ağırlıklı olmak üzere gelişim yaşandığını kaydeden Özdemir; “Sivas’ta demiryolu potansiyeli Cumhuriyet Döneminden beri geliyor olması Ticaret ve Sanayi Odamızın da katkılarıyla önerileriyle ikinci bir olan Organize ve Sanayi bölgesinin ihtisas organize sanayi bölgesi olarak yapılandırılması ön görülmektedir. Madencilik ve demiryolu gelişiminin yanı sıra ileri teknoloji ürünü olan Optik ürünlerinin Arge çalışmalarının yapılması ve üretimlerinin yapılması amaçlı yapılan çalışma gayretleri vardır. Bu da çok sevindirici bir durumdur” ifadelerini kullandı. ÜNİVERSİTE’DE TEKNOKENTİMİZ VAR Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen 2011 yılı verileri ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi sonuçlarına göre Teknokent’in 1'nci yılında olmasına rağmen kendinden önce kurulan birçok Teknokenti geride bırakarak 23.'üncü sırada yer aldığını söyledi. Artık her şeyin teknolojiye dayalı olduğunu belirten Kocacık; “Teknoloji tabanlı olmayan hiçbir şey makbul değil. Teknolojide ekonomik olsun, siyasal olsun her türlü gelişmenin temelinde yer alıyor. Teknolojinin gelişiminde de hem bilim hem de teknolojik araştırma yer alıyor” dedi. Eğer bir yenilik bir ilerleme olacaksa mutlaka teknoloji tabanlı olması gerektiğinin altını çizen Kocacık; “Bilimin kullanıldığı teknolojik tabanlı üretime ihtiyaç var. Bu gerçeği hepimiz kabul ediyoruz. Bunu yaparken üretim kapasitesi yüksek üretim maliyeti düşük ürünlere ihtiyacımız var. 2023 hedefimiz var. Bu hedef 500 milyar dolar ihracat yapmak. Bunu yaparken ekonomisi gelişmiş en büyük 10 ülke içerisinde yer almak ve bunu gerçekleştirebilmek için de GSMH’nin yüzde 3’ünü AR-GE’ya ayırmış durumdayız. 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak mevcut ürünlerin hacmini genişleterek mümkün değil. Yeni ürünlere ihtiyaç var. Yeni ürünleri de bilimi kullanarak, teknoloji tabanlı yüksek kaliteli, düşük maliyetli üretim yaparak yapabiliriz. Bu amaçla Teknokentimiz ve geçen sene kurduğumuz teknoloji transferi ofisimiz çaba gösteriyor. Hedeflere uygun çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı. KAYNAKLARI VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANMALIYIZ Vali Yardımcısı Ömer Kalaylı günümüzde küresel piyasalarda söz sahibi olabilmek için kaynakları en etkin ve verimli bir şekilde kullanmak gerektiğini söyledi. Kalaylı; “Dünyanın küresel bir pazara dönüştüğü ekonomi başta olmak üzere bir çok alanda ve ülkelerarasında sınırların kalktığı ve bilginin gücü tayin ettiği günümüz dünyasında bilgiyi üreten ve ürettiği bilgiyi teknolojik ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri içerisinde ürüne dönüştüren toplumlar müreffeh ve güçlü ülkeler haline gelmişlerdir” dedi. Ekonomilerin rekabet gücünün arttırılması AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin desteklenmesinin sağlanması ile mümkün hale gelebildiğinin altını çizin Kalaylı; “Gelişmekte olan ülkeleri ve gelişmiş ülkeleri teknolojiyi üreten ülkeler ve teknolojiyi satın alan ülkeler olarak 2’ya ayırmak mümkündür. Her yıl milyonlarca dolar ödeyerek teknolojiyi transfer eden AR-GE faaliyetlerine yeterince önem vermeyen ülkeler gelişmiş ülkeler sınıfına bir türlü geçememekte ve küresel rekabette de asla söz sahibi olamamaktadır. Bir ülkedeki sanayi kendi teknolojisini kendisi üretebiliyorsa küreselleşen dünyada varlığını sürdürebilme şansı o ölçüde yüksek olacaktır.Bu doğrultuda harcanan paranın makine ve tesise harcanan paradan defalarca fazla kazanç getirdiği bilinen bir gerçektir. Gelişmiş ülkeler ürettikleri yüksek katma değerli ürünleri dünyaya pazarlayabilmek için yüksek teknolojinin üretimine ve kullanımına önem verilmekte ve bunun için AR-GE ve yenilik çalışmalarına büyük miktarda kaynak ayırmaktadır. Gelişen dünyamızda teorik bilgilerin pazarlanabilir ürünlere dönüşebilmesi için geliştirilen yapılanmaların başında teknoloji geliştirme bölgeleri gelmektedir. Teknoloji geliştirme bölgelerinin faydaları üniversite sanayi işbirliğinin tesis edilmesi ve bilimsel bilginin ticarileşmesi ile sınırlı değildir. Bunlar kuruldukları şehirlerin ekonomik yönden olduğu kadar sosyal gelişimi için de önemli rol oynamaktadır. Bu kapsamda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan KOSGEB de ülke sathına yayılmış teşkilatları aracılığıyla kobilere ve girişimcilere yönelik AR-GE ve inovasyon destekleri ile önemli katkılar sağlamaktadır. Bu toplantılar vasıtasıyla ortak politika ve program geliştirme çalışmalarında katılımcılığa en üst derecede önem veriliyor olması önümüzdeki dönemlerde de bu alandaki başarı şansını arttırmaktadır. Yapılacak istişare toplantılarının verimli geçmesini temenni ediyor, hepinize çalışmalarınızda başarılar ve kolaylıklar diliyorum” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.
Yorumlar
*
Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *