HANİFE KANAT
Ramazan ayının son günlerine gelinmesiyle beraber, bir aydır günde yaklaşık 17 saat oruç tutan vatandaşlar Ramazan ayının sona ermesi ile beraber oruç tutmayı bırakacak. 1 ay boyunca yeme içme düzeni değişen vatandaşların bayram ve bayram sonrası için sindirim rahatsızlığı yaşanmaması adına dikkat edilmesi gereken hususlar ile ilgili Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar bilgiler verdi.
Ramazan ile birlikte beslenme düzeninde oluşan değişiklikleri düzenleyerek oluşabilecek sindirim problemlerinin önlenebileceğinden bahseden Uçar; “Daha geç saatlerde yeme düzenine alışmış olduğumuz için ve gündüz bir şey yemek istememe durumu olabilir. Bu gece döngüsünü gündüze çekmek için hafif ama saat 10 gibi yapacağımız bir kahvaltı bize yardımcı olabilir. Kahvaltı tabağında, yumurta veya yumurtalı sebzeli omletler, peynir, yeşillik ve sebzeler, zeytin, tam buğday ekmeği bulundurabiliriz.” dedi.
Ara öğün yapılması gerektiğini belirten Uçar; “Sağlıklı ara öğün alternatifleri tercih edilmelidir. Süt, meyve, şekersiz meyveli kekler, sütlü kahve, yeşil çay, kuru meyve, leblebi gibi besinler tüketilebilir. Meyveler ve sebzeler içerdiği liften dolayı sindirime yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.
Ramazan ayı boyunca artan ödemin dengeye gelmesi için su tüketiminin önemine dikkat çeken Uçar; “Kg başına 35 ml su tüketmek sağlığımız için faydalı olacaktır. Suyumuzu yudum yudum homojen bir şekilde tüketmeye özen göstermeliyiz. Su içmeyi unutuyorsanız 2 satte bir kendize su içme alanları kurabilirsiniz. Yeşil çay, beyaz çay gibi antioksidanlardan zengin ve ödem dengenizi sağlayacak bitki çaylarını tercih edebilirsiniz. Bamya çiçeği gibi bağırsaklarınızı rahatlatıcı bitki çaylarından faydalanabilirsiniz. Mayıs papatyası gibi uyku düzeninizi düzenleyecek çaylardan da faydalanılabilir. Günlük bitki çayı tüketimi toplamda 2 fincanı geçmemelidir. Öğünlerin arasında en az 2, 5-3 saat en fazla 4-4, 5 saati geçmemesine özen gösterilmelirdir.” şeklinde konuştu.
Tatlı tüketimi ile ilgili püf noktalardan bahseden Uçar; “Baklava tüketirken eski geleneklerimizi yaşatmalı, baklavayı ya ayran ile ya da sütlü kahve ile tercih etmeliyiz ve günde tek öğünümüzü tatlıya ayırmalıyız. Kan şekerimizi dengeleyelim diye süt grubu ile tercih etmeliyiz.” dedi.
Son olarak beslenme ile ilgili küçük tüyolar veren Uçar; “Ramazan sonrası özellikle probiyotikten zengin sindirim dostu besinler tercih edilmelidir. Kefir, yoğurt, sebze, tam buğday ekmeği gibi ve ihtiyaç halinde probiyortik desteği alınabilir. Fiziksel aktivitemizi arttırabilme adına bayram ziyaretlerine yürüyerek gitmek tercih edilebilir veya günlük 30 dakikalık yürüyüşler planlanmalıdır. Yürüyüş ile hem sindirim sistemi rahatlar hem kolestrol ve şeker dengeye gelir. Ramazan insanın bedeninin ve ruhunun yenilendiği bir aydır. Böyle güzel bir ayın bayramını da bu beslenme sistemi ile taçlandırabilirsiniz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.