KUR’AN’DA KISA AYETLER MEALİ

KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞINIRIM. RAHMAN RAHİM ALLAH’IN ADIYLA. (BAŞLARIM)

FATİHA SURESİ (1) Bütün övgü âlemlerin Rabbine aittir. O özünde merhamet, İşinde rahmet sahibidir. (1-2) O, hesap gününün sahibidir. Sadece O’na kulluk eder ve sadece Ondan yardım isteriz. (3-4) Bize doğru yolu göster. Nimet verdiklerinin yoluna. Gazaba uğramışların ve sapıtmışların yoluna değil. (5-6-

7) FATİHA: ÖZEL AYET. (YA RABBİ!) YALNIZ SANA KULLUK EDER, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ. Bu ayetten asıl çıkarılması gereken ders, insanların her namazda Allaha söz verdikleri halde, Allah'ı bırakıp Şeyhlerden, kutuplardan ve Gavs’lardan yardım istemeleridir. Her duasında Allah’tan başkasından yardım istemeyeceğim diye söz veren insanı birilerinden imdat isteyerek şirke düşmesi ne kötüdür.

BAKARA SURESİ (2) Rahman Rahim Allah’ın adıyla! Elif-Lam-Mim. İşte bu kitapta şüphe yoktur. Sakınanlar için yol göstericidir. (1-2) Onlar ki gayba inanırlar, namazı kılarlar ve verdiğimiz rızıktan (ihtiyaç sahiplerine) harcarlar. (3) Onlar ki, sana indirilene ve senden öncekilere indirilen kitaplara iman ederler. Onlar ahirete de yakinen inanırlar. (4) İşte bu kimseler Rabblerinden gelen bir rehberlik üzeredirler ve işte bunlar kurtuluşa erenlerdir. (5) BAKARA:

ÖZEL AYET. İşte bu kitapta (Kur'an'da) şüphe yoktur.(Günahtan) sakınanlara yol gösterir. Bu ayetin iki özelliği var: Birisi Kur’an’ın şüpheden, eksiklikten, noksanlıktan, fazlalıktan, çelişkiden uzak olmasıdır. İkincisi ise, Kur’an bir hidayet rehberidir, yol göstericidir. Onu anlayarak okuyan doğru yolu, sıratı müştekimi bulur ve hidayete ermiş olur. Muhakkak ki inkâr edenler için birdir, uyarsan da, uyarmasan da onlar inanmazlar. (6) Onların kalplerini ve kulaklarını Allah mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır ve onlar için büyük bir azap vardır. (7) İnsanlardan kimileri de “Allah'a ve ahiret gününe inandık” derler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir. (8) Sözde iman edenleri ve Allah'ı aldatmak isterler. Hâlbuki onlar sadece kendilerini aldatırlar ama farkında olmazlar. (9) Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah’ta hastalıklarını artırmıştır. Yalanladıkları şey yüzünden onlara şiddetli azap vardır. (10) Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiğinde derler ki, “Biz sadece düzelticileriz” derler. (11) İyi bilin ki, gerçekten onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat onlar bu durumun farkında bile değiller. (12) Onlara, “insanların inandığı gibi sizde iman edin” denildiği zaman, “Biz hiç akılsızlar gibi inanır mıyız” derler. İyi bilin ki akıl aklı kısalar onlardır; fakat bunu bilmezler. (13) İman edenlerle karşılaşınca “biz de inandık” derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında, “aslında biz sizinle beraberiz, sadece onlarla dalga geçiyoruz” derler. (14) (asıl) Allah onların alaylarına karşılık verir ve onlara azgınlıkları içinde sürünsünler diye mühlet veriyor. (15) İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın almışlardır. Bu yüzden ticaretleri onlara kar sağlamadı ve doğru yolu da bulamadılar. (16) Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Artık onlara hakka-hakikate dönemezler. (18) Ey insanlar Rabbinize kulluk ediniz ki O, sizi ve sizden evvelkileri yarattı. Umulur ki, sorumluluk bilincine ulaşırsınız. (21) Eğer kulumuz (Muhammed'e indirdiğimiz vahiyden şüphe içinde iseniz, onun benzeri bir sure getirin! Eğer sözünüzün eri iseniz Allah’tan başka güvendiğiniz kim varsa yardıma çağırın! (23)

YORUM EKLE