Sağduyulu olalım

MEHMET TIRPAN Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın Türkiye'de yaşanan olayları sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile görüşerek ortak deklarasyon yayımladı

Sağduyulu olalım
MEHMET TIRPAN Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın Türkiye'de yaşanan olayları sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile görüşerek ortak deklarasyon yayımladı. Başkan Aydın herkesi sükunete davet ederek; "Lütfen, oynanan oyunun farkına varalım. Yaşananların kime zarar verdiğini, kime yarar sağladığını iyi görelim. Üzerinde yaşadığımız cennet vatanımızın kıymetini bilelim. Bölücülere bizi oyuna getirmek isteyenlere fırsat vermemek için lütfen uyanık olalım. Sağduyuyu elden bırakmayalım" dedi. Son bir haftadır, ülkemizde yaşanan bir kâbusa hep birlikte şahitlik ediyoruz. İzlediklerimiz, gördüklerimiz yaşadıklarımız; gerçek bir akıl tutulmasını ortaya koyuyor. Biz, bin yıllık devlet geleneği olan bir milletiz. Yine bin yıldır dünyanın en problemli, en kritik coğrafyasında kardeşçe yaşayıp giden bir toplumuz. Yine bin yıllık deneyimimizle bize; bu tip provokasyonların, bizi küçültmeye, diz çöktürmeye çalışan bu ve benzeri operasyonların sürekli olarak karşımıza çıktığını biliyoruz. Aslında bu yaşananların filmini biz defalarca izledik. Yazanlar, kurgulayanlar hep aynı olmasına rağmen sadece oyuncular yenilendi. Bin yıldır bu girişimlere pabuç bırakmadık. Boyun eğmedik. Çok acılar çektik ama bağımsızlığımızdan ve toprağımızdan taviz vermedik. Allah’ın izni ile kardeşliğimizden, birliğimizden de taviz vermeyeceğiz. Hepinizin malumu olduğu gibi son 30 yıldır bir çatışma ortamı yaşadık. Silahlar konuştuğu için herkes susmak zorunda kaldı. Kimse fikrini beyan edemedi. Siyaset sustu, Sivil Toplum Kuruluşları sustu, yazarlar sustu, konuşanlar sustu, ekonomi sustu, huzur sükût etti. Bölücüler ve silah tüccarları konuştu. Maalesef bu ülke 30 binden fazla insanını toprağa verdi. 400 milyar dolarını heba etti. Hem ülke hedeflerinden uzaklaştı hem de bölge fakirleştikçe fakirleşti. Son iki yıldır ortak akıl devreye girdi. İki yıldır silahlar sustu. İlk kez huzur ortamı oluşmaya başladı. Bölgeye yatırımlar gitti. Barış şarkıları söylenmeye başladı. Gelecekle ilgili umutlar ve hayaller konuşulmaya başlandı. İlk defa, Diyarbakır’ı, Van’ı, Şanlıurfa’yı bir sanayi ve turizm kenti yapmanın hayalini kurduk. Ülke olarak, büyük Türkiye’nin hayalini kurduk. Hayal kurmaktan öte, bunlarla ilgili yol haritaları çizdik, hedefleri ortaya koyduk. Bunu bizzat bölge insanının kendisi yaptı. Hükûmetimiz çözüm için kararlılık gösterdi. Çözüm için yasal zeminler oluşturdu. Tam bu çabaların meyvelerini almaya başlamıştık ki; daha önce yaşadığımız acı tablo ile bir kez daha yüzleşmek zorunda kaldık. Olayın zamanlaması da, tarzı da, ortaya konuş biçimi de manidardır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu coğrafyasında cetvelle sınır çizenler, bölgedeki enerji kaynaklarını sömürenler ve bunu yapmak için bölgede sürekli olarak kaos çıkaranlar ve tarihin her döneminde Müslümanı, Müslümana kırdırarak bölgeyi kan gölüne çevirenler, yine aynı oyunu sahneye koydu. Bölgede uygulanan son on yıllık politikalar sonucunda yeni model bir terör örgütü icat etti. IŞİD bir kez daha bu oyunların sahnelenmesine zemin hazırladı. Maşa örgütün Kobaniye saldırması ile de Ortadoğu coğrafyasındaki savaş ortamı ülkemize taşınmak istendi. Siyasi sorumluluktan uzak olan bir partinin çağrısı ile huzur ortamı bir kez daha bozuldu. Kardeş kardeşin kanına girdi. Yine toprağa şehit bedenleri düştü onlarca masum insan hayatını kaybetti. Yüzlerce kamu malı talan edildi. Ülkemizin birliğine kast edenler alçak girişimlerinin dozunu artırarak Vandallık sergiledi. En kötüsü ise, karşıt gruplar birbiri ile çatıştı. Bu ülkede iç savaş provası yapılmaya çalışıldı. Bu tablo; bu ülkede barışa, huzura, kardeşliğe inanan bizleri derinden yaraladı, endişelendirdi ve ürküttü. Ülkemiz ve bölgemiz adına kaygılandırdı. Hedeflerimiz açısından tedirgin etti. Asırlardır barışın ve kardeşliğinin merkezi olan, vatana ve millete sadakatte tereddüt etmeyen Sultan-şehir Sivas’ın yöneticileri olarak çözümün yine birlikten, kardeşlikten, sağduyudan geçtiğine inanıyoruz. Yaşanan olayların bir an önce son bulmasını temenni ediyoruz. Olaylarda şehit olan vatandaşlarımızı ve güvenlik güçlerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Şurası çok açık ki, bu yaşananlar ne ülkemizin ne de komşu coğrafyamızın huzuruna, istikrarına bir katkı sağlıyor. Bölgemize ve bölge insanımıza kesinlikle bir katkı sağlamıyor. Tam tersine Türkiye’deki kardeşlikten ve istikrardan rahatsız olanların ekmeğine yağ sürüyor. Dinine, diline, ırkına bakmadan, coğrafyamızdaki çatışmalarda mağdur olan herkese kapısını sonuna kadar açan Türkiye’den rahatsız olanları memnun ediyor. Geçmişte; farklılıklarımızın ayrılıklara dönüştürülmeye çalışıldığı karanlık günleri, ülkemizde oynanan kirli oyunları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Bugün milletimizin arasına nifak sokulmasına, evlatlarımızın yeniden böyle bir oyuna kurban gitmesine izin veremeyiz. Kendi geleceğimize, kendi huzur ve zenginliğimize kastedilmesine müsaade edemeyiz. Bu oyunu bozmak zorundayız. Türkiye’nin birliğini ve kardeşliğini her türlü çatışmadan uzak tutmanın herkesin görevi olduğuna, israf edilen toplumsal enerjinin farkına varılmasına ve Türkiye için ortak geleceğe yönelik çalışmaların devam etmesinin gerekliliğine inanıyoruz. Türkiye’yi, bütün bu coğrafyadaki huzur, istikrar ve zenginliğin teminatı yapmak zorundayız. Bunu da ancak 78 milyon hep birlikte başarabiliriz. Biz, bu milletin ferasetine inanıyoruz. Eminimiz ki biz, bütün bu olaylardan, kardeşliğimiz daha da güçlenmiş olarak çıkacağız. Bir olarak, iri olarak ve diri olarak; hep birlikte, daha güzel günlere doğru birlikte ve emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz.   78 milyon kardeşimizden ricamız, istirhamımız şudur: Lütfen, oynanan oyunun farkına varalım. Yaşananların kime zarar verdiğini, kime yarar sağladığını iyi görelim. Üzerinde yaşadığımız cennet vatanımızın kıymetini bilelim. Birbirimize düştüğümüzde neler olabileceğini, hemen güneyimizdeki ülkelere bakarak idrak edelim. Bölücülere bizi oyuna getirmek isteyenlere fırsat vermemek için lütfen uyanık olalım. Sağduyuyu elden bırakmayalım… KİMLER KATILDI Belediye Başkanı Sami Aydın,TSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım,Kent Konseyi Başkanı Naci Süha,SESOB Başkanı BeşirKöksal,İl Genel Meclisi Başkanı Sedat Özata,Ticaret Borsası Başkanı Abdulkadir Hastaoğlu,Memur-Sen İl Temsilcisi Ömer Anlı,Kızılay Derneği Başkanı Mustafa Sarılar,Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fikret Ünsal,Anadolu Basın Birliği Başkanı Kemal Çağlayan,MÜSİAD Başkanı Mustafa Çoşkun,TÜMSİAD Başkanı Fatih Şener,Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ,SMMMOdası Başkanı Hasan Çoşkun Erkmen,Hak-İş Temsilcisi Nihat Şimşek,Gazi ve Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mustafa Hızal,Muhtarlar Derneği Başkanı Duran Koç,Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Ziyaaddin Yılmaz,Cem Vakfı Başkanı Ali Akyıldız, OSB Dernek Başkanı Göksel Aras,İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdussamed Şimşek,Anadolu Gençlik Derneği Başkanı Bülent Şimşek,İlim Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Mustafa Yurtseven,Aydınlar Ocağı Başkanı Fahrettin Göze,Tabibler Odası Başkanı Sefa Gültürk  
Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2014, 21:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner15