Restorasyonda 3 boyutlu çekim tekniği kullanılıyor

Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca, Divriği Ulu Camiindeki restore çalışmaların 3 boyutlu makinaların yardımıyla duvarların çekimlerinin yapıldığını, çürüyen veya restore edilmesi gereken yerlerin tespit edilebildiğini söyledi.

Restorasyonda 3 boyutlu çekim tekniği kullanılıyor

ŞEREF GÜLMEZ

Vakıflar Bölge Müdürü Cemal Karaca, Divriği Ulu Cami’de yapılan restorasyon çalışmaları hakkında bilgiler verdi. UNESCO’ya kayıtlı olan eserin restoresinin Genel Müdürlüklerinin kontrolü altında gerçekleştirildiğinin altını çizen Bölge Müdürü Karaca, “Divriği Ulu Caminin çatı kısmında alınan topraktan dolayı defarmosyan başlamıştı ve üst kısma çatı yapıldı. Etrafa kazılan fora kazıklara geçici çatıların ayakları kondu. Üst taraf komple kapatıldı. Altta restore çalışmaları sürüyor” dedi.Restorasyon calışmalarının çok titiz bir şekilde yürütüldüğünü aktaran Karaca, “Orijinal 3 boyutlu çekimlerle duvarın içerisindeki çürüyen yerler görülebiliyor. Makinelerle yapılan kontroller sayesinde restore çalışmaları dikkatli bir şekilde yürütülüyor. Restore çalışmalarının ne kadar süreceği belli değil. Ulu Cami etrafındaki evler istimlak edildi.  Çalışmalar yapılırken uzaktan gelen misafirleri belirli saatlerde Divriği’de ağırlıyoruz. Divriği Ulu Cami’yi görmek isteyen ziyaretçiler günde 2 saat boyunca ziyaret edilebiliyor. Avrupadan gelen bilim adamlarına da yardımcı oluyoruz. Ulu Cami bize gerçekten bizim için bir nimet ve ikramdır. Yollarda açıldığında dışardan ilimize gelenlere de kolay ulaşım sağlanacak. Gerek turizm açısından gerekse böyle bir esere sahip olmamız açısından oldukça şanslıyız” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA KÜLTÜR MİRASI LİSTESİNE ALINAN, MİMARİ CUMHURBAŞKANLIĞININ KORUMASI ALTINDA”

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olarak bilinen bu yapı topluluğu, cami, darüşşifa ve türbeden meydana gelen bir külliyedir. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde inşa edilmiştir. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; Darüşşifa ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde tamamlanan yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah'tır. Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, külliyenin bir çok yerinde bulunan, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en nadide ve en ince örneklerini yansıtan harikulade motifler tüm dünyanın ilgi ve dikkatini çekmektedir. Bu eseri farklı ve özgün kılan bir diğer özellik de, uzaktan bakıldığında simetrik olduğu düşünülen, fakat özünde asimetrik olan bezemelerde yer alan on binlerce motifin hiç birinin bir daha kendini tekrar etmemesi; kâinattaki farklı varlıkların muhteşem bir ahenk ve denge içerisinde olduklarının taşa nakşedilerek gözler önüne serilmesidir. Mimari üslubu, süsleme ve örtü sistemlerinin dengeli ve uyumlu tasarımıyla önem kazanan bu şaheser, dünyada, görülmeye değer eserler listesinin başında yer almaktadır. Bu büyüleyici eseri anlatmaya sözlerin yetersiz kalacağını Evliya Çelebi yüzyıllar önce şöyle ifade etmiştir: "Methinde diller kısır, kalem kırıktır". Görenleri kendisine hayran bırakan bu muhteşem abide eser, sanat tarihçileri tarafından "Divriği mucizesi", "Anadolu’nun Elhamrası" gibi ifadelerle tanımlanmıştır. 1985 yılında UNESCO tarafından "Dünya Kültür Mirası" listesine alınan, İslam mimarisinin bu başyapıtı, aynı zamanda T.C. Cumhurbaşkanlığı makamının koruması altındadır.

Güncelleme Tarihi: 24 Haziran 2019, 22:00

SİVAS MEMLEKET

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER