Kayıp hitabe taşları aranıyor

Sivas’ın göz bebeği tarihi eserlerden olan Gök Medrese’de başlatılan restorasyon çalışmaları acı bir gerçeği de ortaya çıkardı. Yapılan restorasyon çalışmaları sırasında tarihi Gök Medrese’nin giriş kapısı üzerinde bulunan hitabe sütunlarından 8 parçanın eksik olduğu ortaya çıktı. Yetkiler tarafından aranan bu parçaların çalınıp çalınmadığı ise henüz bilinmiyor.

Kayıp hitabe taşları aranıyor

Tarihi Gök Medresenin kayıp hitabe taşları aranıyor.

 

Sivas'ın en nadide tarihi eserlerden olan Gök Medrese’de başlatılan restorasyon çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar kapsamında medrese dış duvarları tamamıyla aslına uygun bir şekilde yenilenirken, medreseye ait iki kubbenin yapımına başlandı.

 

Konuya ilişkin açıklama yapan Vakıflar Sivas Bölge Müdürü Cemal Karaca, Gök Medrese’de gelinen son noktayı anlattı. Şuanda kubbelerin ateş tuğlalarla çevrileceğini belirten Karaca “Hamdolsun bizi mutlu eden bir olay yaşıyoruz. Yıllardır atıl gibi görünen ihanete uğramış gibi görünen Gök Medresemiz orijinaline dönerek yani restitüsyonu yapılmış, rölövesi yapılmış ve en son restorasyona başlanmış ve bütün bunlar birbirine bağıntılı olarak şuanda son birinci aşamanın son kısmına geliyoruz.  Yan üstünü kapatmaya doğru yöneliyoruz. Kubbelerimiz ateş tuğlaları ile çevrilecek. Onlar hazırlanacak. Ve böylece ilk bize ecdadın bıraktığı şekli ile emaneti tamamlamış olacağız. Ardından kademe kademe içerdeki çeşitli revaklarda bulunan ve o tonozları kayan kısımları düzeltilerek geçilecek” dedi.

 

İÇ KISIMDAKİ YAZILARIMIZ EKSİK

 

Restorasyon sırasında bazı yazıların eksik olduğunun ortaya çıktığını belirten Karaca şöyle konuştu: “Yine en önemli nokta iç kısımdaki yazıların bir kısmı ile ilgili kayıplarımız eksikliklerimiz var. Bununla ilgili olarak ta Sivaslıların bağında bahçesinde, evinde, kapısında komşusunda herhangi bir yerde görülürse onları almamız çok şık olacak. Orijinalini yerine koymak durumunda kalacağız. Kubbeler tamamlandıktan sonra buradaki o taşlarla ilgili yapılacak çalışma aşamasına geldik.”

 

Restorasyon çalışmasında büyük bir katkı ve hizmet sağlayan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, Gök Medresesi’nin önemli bir eser olduğunu vurgulayarak “Restorasyon söz konusu olduğunda yazıların  sağlıklı dizaynı, ne olduğu okunması anlamında ve bunların tekrar yerleştirilirken düz enli bir şekilde hataya düşmeden yerlerine montesi hakikaten uzmanlık isteyen bir alan. Zaten daha evvelden de eseri tanıyoruz.  Bunlar eskiden giriş cephesinin tam karşısındaki duvarda rastgele dizilmiş biçimdeydi. Özgün bir şekilde değildi. Sıra bakımından da yanlış bir şekilde sıralanmıştı. Hatta yan yana giderken taşlar kimisi ters kimisi düz bir şekilde duvarda duruyordu. Eski fotoğraflara bakanlar bunu göreceklerdir.tabi biz geldik. Metnin okunumuyla ilgili sanat tarihi ile ilgili yayınlarda kısmen bu bilgiler var. İki tür kitabe var. Bir tanesi dini ifadeler bu ayet olabilir, hadis olabilir. O dönem mimari serlerin cephelerinde veya değişik bölgelerinde…Bir başkası da  eserin kim tarafından yaptırıldığına dair iki tür kitabe var. Burada da kuşak şeklinde o zamanki dönem Selçuklu sülüsü diyebiliriz, kuşak yazısı stilinde bir büyük kitabe zinciri var. İkinci olarak ta kufi  kitabe var. Kufi kitabe de Ayetel Kürsi yazıyor.  Ne yazık ki bazı kısımların eksik olduğu anlaşıldı” dedi.

 

TAKRİBEN YEDİ SEKİZ PARÇA YOK

 

Takriben yedi sekiz parçanın olmadığını kaydeden Prof. Dr. Subaşı, “Bu parçalar takriben 90 cm, 100 cm uzunluğunda eni itibarı ile 40 cm civarında kitabelerdir. Ben bunların şahsen kaybolduğunu düşünmek istemiyorum. Sivas’ta da korumak amaçlı olarak, kenarda dursun amacı ile evlere bahçelere alınmış olabilir. Değerli Sivaslı dostlarımızın bu konuda gayretleri olursa vakıflar bölge müdürlüğümüz ile irtibata geçebilirlerse  bunların yerine montesi konusunda çok büyük bir vazife yerine getirmiş olurlar” şeklinde konuştu.

 

Dekan Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, eser içindeki bu yazılı hitabelerin önceden yapılan restorasyonda rastgele yerleştirildiğini söyleyerek şuanda yapılan restorasyon çalışmasından bunların aslına uygun şekilde dizayn edileceğini belirterek,   “biz geldiğimizde bir önceki restorasyon çalışmalarında çıkarılan taşları tek tek etüt ettik, belki aralarından kayıp olan taşlardan bulabiliriz diye. Birkaç parça kayıp taştan bulabildik. Ama onlarda bura ile ilgili değil. Dolayısı ile Sivas’taki arkeoloji  müzesini ziyaret ettik. Oradaki kitabeleri gözden geçirdik. Daha sonra müzen deposundaki kitabeler gözden geçirildi. Artık tek bir şey kalıyor. Çevrede acaba buraların sahipsiz olduğu günlerde birileri tarafından bir kenara konmuş olma ihtimali kalıyor. Bizde burada eğer bulmazsak yapacağımız son şey restitüsyon yani mevcut harfler zaten kitabenin üzerinde var. Yani o üslubun, o dönemin lamını alacaksınız buradaki lamda kullanacaksınız” dedi.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2016, 09:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER