Kangal Termik santrali zehir mi saçıyor!

Kangal Termik santrali zehir mi saçıyor!

Kangal’da faaliyet gösteren ve 600 kişinin çalıştığı Kangal Termik Santralinden çıkan gaz ve küller çevre halkı ve doğayı olumsuz etkiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kangal eski Belediye Başkanı Mehmet Öztürk, fabrikanın filtreli olan bacasının enerji kaybı nedeni ile çalıştırılmadığını eski iki bacadan çıkan küllerin ise bölgede yaşayan insanların sağlığını ve çevreyi olumsuz etkilediğini söyledi.

Kül parçalarının insanların ağzına dolduğunu savunan Öztürk, “Valilik, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve ilgili bürokratlar kimseden korkmadan çekinmeden halkın sağlığını ön plana çıkaracak çalışmaların içerisinde olması lazım” dedi.

MEHMET TIRPAN

Kangal Termik Santrali bacasından çıkan gaz ve küllerden bölgede yaşayan vatandaşların şikayetçi olduğu öğrenildi. Türkiye'nin çeşitli illerine dağılmış durumdaki yaklaşık 15 termik santralin baca filtrelerinin takılmasını 2,5 yıl daha erteleyen kanun teklifi bölge halkının tepkisini topladı. Kararı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın veto etmesi ise vatandaşların yüreğine su serpti.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kangal eski Belediye Başkanı Mehmet Öztürk, Kangal’da kurulu olan termik santrelin bölge için önemli bir sanayi kuruluşu olduğunu ancak santralin bacasından çıkan küllerin bölgedeki vatandaşların sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

Termik Santralde 600 işçinin çalıştığını aktaran Öztürk, “Termik Santral ile ilgili sıkıntılar sürekli yaşanıyor. Termik Santralin 3 bacası var. 3 bacanın birinde filtre takılı ancak enerji kaybı yaşandığı için filtreli baca çalıştırılmıyor. 1989 yılında yapılan 2 bacada arıtma sistemi yok ama enerji kaybı yaşanmadığı için eski 2 baca kullanılıyor” dedi.

Termik Santralin filtreli olan bacasının çalıştırılması gerektiğini aktaran Öztürk, “Kangal Termik Santraline yakın mesafede yaşayan köylüler ve bölgede tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin bu konuda ciddi sıkıntı ve problemleri var. Baca atıkları bölgede yaşayan insanların ağızlarına giriyor. Aynı zamanda solunum yolu ile atıklar insan vucuduna giriyor. 2007 yılından bugüne kadar işletmelere baca filtresi taktırması noktasında süre verildi. Ancak bu zaman zarfında baca filtreleri taktırılmadı. Artık bu sorun bölgede hem insan hayatını hemde doğayı olumsuz etkilemeye başladı. Bölge halkının dayanacak gücü kalmadı. Kangal Termik Santralinin arıtmalı olan bacasının çalışması lazım. Diğer iki bacalara da filtre takılmalı. Bu bacaların yıllık bakımları zaten yapılıyor. Bakım esnasında baca filtreleri de takılabilir” ifadelerini kullandı.

YANAN KÖMÜRÜN KÜLLERİ DERELERİ VE ÇAYLARIDA KİRLETİYOR

Kangal Termik Santrelinin atıkları bertaraf edecek bir paketleme sisteminin olmadığına da vurgu yapan Öztürk, “Santralde kömür yandıktan sonra kül olarak çıkıyor. Bu kül paketlenmiyor. Santrelden doğaya karışan küller dere veya çayları mahvediyor. Buraların halini görseniz içler acısı. Çevreyi bu konuda kurtarmak lazım. Bu konu ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hattını arıyarak durumu bildirdim. Gerekli incelemenin yapılacağına ilişkin 4-5 gün sonra tarafıma bilgi gönderildi. Daha sonra baca filtresi taktırma süresinin uaztıldığı konusunda bilgi verildi. Süre uzatılsa bile bölge halkı olarak santreldeki filtresiz bacaların yerine filtreli bacanın kullanılması istiyoruz. Bu konuda Valilik, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve ilgili bürokratlarında kimseden korkmadan çekinmeden halkın sağlığını ön plana çıkaracak çalışmaların içerisinde olması lazım” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

HAVADA UÇUŞAN KÜLLER VE GAZLAR İNSAN VE DOĞAYI OLUMSUZ ETKİLİYOR

Konuya ilişkin uzman yorumları ise şu şekilde “Santrallerin bulunduğu yerlerde partikül maddelerinin oranı yüksek seviyelerde oluyor. Bu durum insan ve dogayı olumsuz etkiliyor. İçeriğinde pek çok kirletici olan küçük partiküller kana karışıyor. Boyutu büyük olan parçacıklar ise solunum yolunda yutulabiliyor. Daha küçük boyutta olanlar akciğerlerden kana karışarak vücutta sistematik etkiler yaratıyor. Bu durum insanlarda Kalp damar hastalıkları, akciğer hastalıkları, kanserler, anne karnından bebeğe geçerek düşük doğum ağırlığı gibi pek çok hastalığa neden olabiliyor"

SİVAS MEMLEKET

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER