“Felaket tellaliğine gerek yok”

Sivas Valisi Davut Gül, Sivas Numune Hastanesine ilişkin bir şehir efsanesinin kulaktan kulağa dolaştığını belirterek söylentilere son noktayı koydu. Numune Hastanesi Binasının sağlam olduğunu belirten Gül, “Felaket tellaliğine gerek yok. Numune Hastanesi sağlam ve yıkılmayacak. Numune Hastanesi depreme karşı dayanıksız olsa o binayı bir saniye dahi tutamayız” dedi.

“Felaket tellaliğine gerek yok”

Mehmet TIRPAN

Numune Hastanesi ile ilgili söylentilere ve Sivas’ta yapılan kamu yatırımlarına değerlendiren Sivas Valisi Davut Gül, “Sivas’ta şöyle bir efsane var Numune Hastanesi depreme dayanıksızmış yıkılacakmış böyle bir şey yok. Numune Hastanesinin zemininden su çıkıyor ama bunun tedbirleri alındı. Numune Hastanesi depreme karşı dayanıksız olsa o binayı bir saniye dahi tutamayız. Felaket tellaliğine gerek yok. Numune Hastanesi sağlam ve yıkılmayacak” dedi.

Zeminin kaygan bir zemin olduğunu ancak temel atma çalışmalarında gerekli tedbir ve çalışmaların alındığının altını çizen Gül, “Numune Hastanesi Binası sağlam. Numune hastanesine ek blok yapımına başlandı. Bu blok 150 milyona mal olacak. Üniversite Hastanesi yapım işi yine 400 milyonun üzerinde bir maliyeti olacak. İkinci Üniversitemiz olacak. Üniversiteye 900 yataklı hastane yapılıyor. Onkoloji servisi yapılıyor. Yani Sivas kamu yatırımlarından oldukça iyi pay alıyor. Hapishane yapacağız yer bulamıyoruz. Sivas’ta büyük alanlar bulmak zor. 2017 yılında 2 milyon liranın üzerinde yatırım yapıldı. Birçok insanla konuştuğumuzda Sivas’a çok şey yapılmadı diyor. Vatandaş devlet fabrika yapsın diyor ancak fabrikayı özel sektör yapacak devlet alt yapıyı sağlayacak. Çağrı merkezi yapıldı bin 300 kişi istihdam ediliyor. Devlet fabrika yaptığı zaman 100 kişilik işe bin kişi işe alınıyordu. Devlet bu yükü kaldıramıyordu. Sivas’ta barajlar yapılıyor. Tarımsal alanlar sulamaya açılıyor. Devlet üreticiye destekler veriyor. Biz vatandaşın önünü açacağız yatırımcı yatırımını yapacak. Eğer biz özel yatırımcının yaptığı işi yaparsak hem yatırımcı batar hem de devlet batar. Şuanda Defterdarlık Binası, Valilik Ek Binası, İş-Kur binasının inşaatı devam ediyor. İhale aşamasında olan işler var. OSB’nin orda 2 adet meslek lisesi yapılıyor. Birinin inşaatına başladık diğerine başlayacağız. Başladığımız okul inşaatı 30 milyon Lira. Meslek Lisesine giden çocukların Ulaşım ve yemek masrafları devlet tarafından karşılanacak. Devletin ekonomik yatırım yapma imkânı yok. Devlet altyapı hazırlar. Devlet fabrika yapar ama zararı vatandaşa yazar. 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin alt yapısının yapımı bu sene ihaleye çıkacak. Bu arada tahsis talebinde bulunanlara yer tahsisi yapıyoruz. İlaç Fabrikası kuracak kişiler geldiler. Kendilerine evraklarını vermeleri halinde yer tahsis edebileceğimizi söyledim. İlgili firmaya yer tahsisi yapıldı. Devlet yatırımcının önünü açar. Sivas’a yatırım yapmak isteyenleri başımızın üstünde taşıyoruz. Kamu yatırımlarında da OSB Bölgesinin kamulaştırılması ve alt yapısının yapılması kamu yatırımı. Sivas’ta yapımı devam eden tünellerin uzunluğu 59 km. 15 sene önce bütün Türkiye’deki tünellerin uzunluğu 50 km idi” ifadelerini kullandı.

“SİVAS’TAKİ NÜFUS KAYBI DURDU”

Sivas’ın büyümesini ve göç almasını sağlamak amacı ile mücadele ettiklerinin altını çizen Gül; “Sivas nüfus kaybediyordu ancak son yıllarda Sivas’taki nüfus kaybı durdu. Sivas büyüsün ve göç alsın istiyoruz. Ayrıca ilimizin içerisindeki köylerin boşalmamasını arzuluyoruz. Şuandaki sıkıntı köylerde nüfuz azalıyor il merkezi göç alıyor” dedi.

Bu durumun iyi tarafının eskiden köylerden göçenlerin Almanya’ya veya diğer ülkelere gittiğini vurgulayan Gül; “Bir dönem köylerden göç eden insanlar büyük illere göç etmeye başlamıştı. Şimdi ise köyden çıkanlar Sivas Merkeze geliyor. Bu durum sosyolojik bir oldu. Bize düşen iş köylerin daha yaşanabilir bir hale getirilmesi. Çiftçilerin köyde para kazanabilmelerini sağlamak. Köydeki vatandaşımız çocuğunu evlendiremiyor. İnsanlar köye gelin vermek istemiyor. Köydekilerde bir birine gelin vermek istemiyor. Bu zihniyetin değişmesi lazım. Köyde 100 baş koyunu olan şehirdeki vatandaştan daha iyi bir gelire sahip. Biz 100 – 200 koyunu bir tarafa bırakıyoruz şehre gelip asgari ücretle çalışıyoruz. Bu normal değil. Köylerin yolunun suyunun olması lazım. Köylerdeki aile işletmelerinin sürdürülebilmesi lazım. Köyden şehire gelerek asgari ücretle çalışmaya gelmemek lazım. İnsanlar apartmanlardan kurtulup müstakil evlerde yaşamak istiyorlar. Sivas’ta vatandaşlar köyünü seviyor. Bayramlarda il dışındaki Sivaslılar köylerine geliyor. Yaz aylarında Sivas’ın nüfusu 2 katına çıkıyor” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

 

Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2018, 05:59

Sivas Memleket


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER