Bahar yorgunluğu ile mücadele

Bahar yorgunluğu ile mücadele

Diyetisyen Cansu Arslan, bir çoğumuzda görülebilecek “bahar yorgunluğunun” beslenme ve uyku alışkanlığında yapacağımız değişikliklerle üstesinden gelinebileceğini söyledi. Sivas Medicana Hastanesi Diyetisyeni Cansu Arslan, havaların ısınması ile bahar yorgunluğuyla sıklıkla karşılaşıldığını belirtip, “Baharın gelmesi, hormonlarımızdaki değişimle birlikte kendimizde yorgunluk, halsizlik ve iştahsızlık gibi değişiklikler görebiliyoruz. Bununla birlikte baktığımızda dikkat çeken şey genellikle kendimizi iyi hissetmeme halidir. Bu durumu bahar yorgunluğu olarak adlandırıyoruz. Kış aylarından yorgun çıkmış bir bedenimiz, vitamin-mineral eksikliğimiz, bir de bunun üzerine karbonhidrattan zengin bir beslenmemiz varsa bahar yorgunluğu ile daha sık karşılaşıyoruz” dedi.

ŞEKERDEN UZAK DURMALI

Arslan, rafine şekerler yerine rafine edilmemiş çavdarlı, kepekli tahılların, taze meyve ve sebzelerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu noktada beslenme çok önemli. Çünkü ısı değişikliğinin hormonlarımız üzerinde çok fazla etkisi var. Hormonlarımızın da salınımını düzenleyebilmek adına, dengeli beslenmemiz gerekiyor. Beslenmemize baktığımızda ilk dikkat etmemiz gereken nokta basit karbonhidrat dediğimiz, rafine şeker grubundan uzak durmak olacaktır. Çünkü basit karbonhidratlar vücuda gereksiz bir kalori alımına sebep olup tamamen yorgunluğumuzu halsizliğimizi artırıyor. Bunun yerine rafine edilmemiş tahıllar; çavdarlı, kepekli ürünlerimiz, taze sebze ve meyve grubumuz daha da sık kullanılmalıdır” dedi.

KAFEİN TÜKETİMİ AZALTILMALI

Bahar yorgunluğu ile mücadelede kafein tüketiminin azaltılması gerektiğinin altını çizen Arslan, “Kafein tüketimimizi azaltmalıyız. Çok koyu çaylardan ve çok koyu kahvelerden sakınmalıyız. Gün içine baktığımızda kahve ve çayı 3-5 fincanda sınırlamamız gerekiyor. Bunların yerine bitki çayları tercih edebiliriz, açık çaylar kullanabiliriz. Bir de şeker içeriği yüksek olan asitli içeceklerden, paketli ürünlerden uzak durmalıyız. Kahvaltı bizim için burada yine değerli bir öğün olarak karşımıza çıkıyor. Yorgunluğumuz halsizliğimizi gidermekte bize yardımcı oluyor. Kahvaltı yapılmadan evden çıkılmamalı. Günlük su tüketimimiz de çok önemli. En az 10-12 bardak su tüketmeliyiz. Bu bizim vücut dinçliğimizi sağlayabilmek adına önemli bir nokta olacaktır. Haftada 3 gün 45 dakika ya da haftada 5 gün 30 dakika bir egzersiz ya da yürüyüş alışkanlığımız da olmalı" dedi.

UYKU DÜZENİ ÖNEMLİ

Arslan uyku düzeninin önemine değinerek, “Uyku düzenimiz mutlaka olmalı. Araştırmalara bakıldığında iyi bir uyku düzeninin insanların bahar geçişini kolaylaştırdığını görüyoruz. Aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanan insanlarda bahar yorgunluğunu daha az görüyoruz” şeklinde konuştu.

NELER TÜKETİLMELİ

Arslan, bahar yorgunluğunun üstesinden gelmek için tüketilmesi gereken besinleri ise şu şekilde sıraladı: “Bahar yorgunluğu ile mücadele ederken beslenmemizde eksik etmememizi istediğim birkaç besin var. Bunların başında yumurta geliyor. Yumurta iyi bir demir ve A vitamini kaynağıdır. Bununla birlikte kolin de içerir. Kolin bir vitamin türevidir. Bu bizim yorgunluğumuz üzerinde çok etkilidir. Yorgunluğumuzu halsizliğimizi giderip iyi kaliteli proteini sayesinde doyurucu bir öğün sağlayacaktır. Bir de burada dikkatimizi çeken, eklememiz gereken besin grubu E vitaminden zengin yağlı tohumlarımızdır. Beslenmenizde ya 3 adet ceviz ya 6 adet çiğ badem ya da 10 adet çiğ fındık eklemek, omega-3 yağ asitlerinden zengin sebze olan semizotunu eklemek yorgunluğumuzu, halsizliğimizi gün içerisinde düzenlememize yardımcı olacaktır. C vitamini kaynağı olarak mevsim meyvelerinden çilek ve kivi tüketimi, iyi bir bağışıklık sistemi sağlayan probiyotik besin kefirin içilmesi, potasyum kaynağı olarak muzun eklenmesi hem kas ağrılarını azaltacak hem de mutluluk hormonu dediğimiz Seratonin salınımını da olumlu etkileyecektir."İHA

Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2019, 04:45

Sivas Memleket


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER