GÖRMEENGELLİLER İÇİN BEYAZ BASTONUN ÖNEMİ VE ONBEŞ EKİM DÜNYA BEYAZ BASTON GÜNÜ

Baston, yüzyıllar boyunca görme engelliler tarafından kullanılmış, cadde ve sokaklarda yürürken görmeyenlerin bağımsız hareket etmesinde büyük rolü olan bir araç olmuştur.

Bildiğimiz ilk beyaz baston, bir kaza sonucu gözlerini kaybetmiş olan İngiliz fotoğrafçı James Biggs tarafından kendini korumak ve dış dünyada fark edilebilirliğini artırmak amacıyla 1921 yılında geliştirilmiştir. 1969 yılında Dünya Körler Federasyonu’nun teklifiyle her yıl 15 Ekim Dünya Beyaz Baston ve Güvenlik Günü olarak farkındalık günü sayılmıştır.

Şüphesiz beyaz baston biz görmeyenler için çok önemlidir, kullanılan farklı türleri olan beyaz baston bizlerin canyoldaşı, üzerine şiirler bile yazdığımız, sevgilidir.

Katlanabilir, uçları tekerlekli, son zamanlarda navigasyonlu olmak üzere çeşitleri olan beyaz baston, farklı boyut ve şekilleriyle görmeengellilerin kullanımına sunulmuştur.

Görmeengelli çocuğa sahip aileler, dört beş yaşlarında görmeyen çocuklarına bastonu kavratmalı, bağımsız hareket eğitimlerine daha küçük yaşta başlanmalıdır.

Maalesef ülkemizde kaynaştırma okullarında çocuklar tam anlamıyla baston kullanım eğitimi alamamakta, ailelerin koruyucu tutumlarına maruz kaldığından hayatını başkasının desteğine ihtiyaç duyarak sürdürmektedirler. Görmeengellilere yönelik kaynaştırma eğitim ve körler okullarındaki eğitimler tekrar gözden geçirilmeli, çalıştaylar düzenlenip alınacak kararlar rapor şeklinde yetkililerle paylaşılmalıdır. Beyaz bastonlarla ilgili, tanıtım broşürleri ve kamuspotlarıyla vatandaş bilgilendirilmeli, kaldırımlara araba parkedilmesi ve eşyaların düzensizce sokaklara yerleştirilmesi engellenmelidir. Bir keresinde kaldırıma parketmiş bir arabanın bagaj kapağı açık kalmış, içinede araba sahibi perde kornişleri koymuş, öylece bırakmıştı. Beyaz bastonumuz yukarıları kontrol edemediğinden korniş göz kapaklarıma saplanmıştı. Çocuklarımıza ilkokulda bastonun önemi ve beyaz baston anlatılmalı, öğretmenler engelliler ile ilgili farkındalık çalışmaları yapmalıdır.Geçmişte engelliler okullarda zarf dağıtır,saz çalıp türkü söyler para toplardı. Bu davranış da çocuklardaki engelli imajını yerlebir eder bizi yardıma muhtaç konumlara düşürürdü. Artık okullar da kendilerini ispatlamış, başarılı işlere imza atmış engellilerle çocuk ve gençleri buluşturup, yarınlara sağlam adımlarla koşulmalıdır.

Birde görmeengellilere nasıl davranmalıyız, bizim sizden, sizlerinde bizlerden beklentileriniz nelerdir kısaca değinmek istiyorum.

            GÖRME engelli bir kişinin, karşılaştığı her başarısızlık için körlüğünü bir mazeret olarak göstermesi ne kadar yanlışsa, toplumun da her başarının sağlanması için görmenin gerekli olduğunu ileri sürmesi o kadar yanlıştır. İkisinin de pratik sonucu olumsuzdur. İnsanla toplum arasında sürekli bir etkileşim vardır. Bu nedenle görme engelli kişilerin değerlendirmeleri toplumu, toplumun değerlendirmeleri ise görme engellileri etkilemektedir.1. Yürürken siz onun değil, o sizin kolunuza girmelidir. 2. Kaldırım kenarı veya merdiveni anlaması için yarım adım gerinizden gelmelidir. 3. Merdiven inerken eğer varsa tırabzandan yararlanmak isteyebilir. (Kaldırım iniş ve çıkışlarında sürekli sözlü uyarılara gerek yoktur. O sizi yarım adım geriden izlediği için biraz yavaşlamanız yeterlidir.) 4. Ona ismiyle hitap ediniz; aksi hâlde kiminle konuştuğunuzu anlamayabilir. 5. Konuşurken görmek veya kör gibi kelimeleri kullanmaktan çekinmeyin ve yanından ayrılacağınızda sözlü olarak bildirin. 6. Eğer size yol veya yön sorarsa, sözcüklerle kesin ve anlaşılır biçimde izah edin. El ile işaret etmenin veya göze hitaben yönlendirmelerde bulunmanın yararı yoktur. 7. Görme engelli birini uzaktan bağırarak yönlendirmeniz hem rahatsız edici hem de tehlikeli olabilir. Olanağınız varsa yardım etmek için yanına gidin. 8. Duraklarda hangi otobüsün geldiğini öğrenmek isteyip istemediğini sorabilirsiniz. Sizin otobüsünüz daha önce geldiyse ayrılacağınızı mutlaka belirtin. 9. Kapıları yarı açık bırakmayın; onunla daha önce bulunmadığı bir odaya girerseniz onu odanın ortasında yalnız bırakmayın, bir sandalye veya koltuğa kadar götürün. 10. yemeklerin yerlerini ayrıntılı olarak tarif edin. 11. Yatılı olarak evinize geldiğinde ona tuvaletin, gardırobun, pencerenin, prizin, elektrik düğmelerinin, yerlerini gösterin. Ayrıca ışıkların açık olup olmadığını bilmek isteyebilir. 12. Eğer arzu ederseniz sizinle körlüğü hakkında konuşabilir ama bu eski bir hikâyedir. Oysa sizin olduğu gibi bir görmeyenin de ilgilendiği birçok konu vardır. GÖRME ENGELLİ KİMDİR? Görme engelli kişi, himayeye muhtaç, acınacak ve çaresiz bir insan değildir. Diğer insanlardan farklı, olağanüstü yetenekleri olan, başkalarının duyamadığı sesleri duyan mucizevi bir yaratık da değildir. Diğer insanların sahip olduğu olumlu ve olumsuz özelliklerin hepsi onda da mevcuttur. Görmeyenler arasında da başarılı-başarısız olanlar, bencil veya toplum çıkarlarını düşünen insanlarda bulunabilir.Görme engellilerde herkes gibi bir insandır. Farklı yazı sistemi ile o da aynı kitapları okur. Farklı metotlarla o da aynı bilgileri ve eğitimi alır, diğerleriyle aynı okulları, iş yerlerini, paylaşır. Görmeengelliler bilgisayar kullanımında birçok görenden ileridedir. Yazılım firmalarında yazılım ve donanım uzmanı olarak çalışırlar, kendi WEB sitelerini yaparlar. Eğer internet sitelerinin erişilebilirliği sağlanır, internet siteleri bizlere de uygun hazırlanırsa kamu ve özel sektörde engelli olmayan çalışanlarla aynı performans sergilenebilir. Öğretmenlik yapar, öğrencilerle göz teması kuramasa da gönül teması kurar. Müdür olur amir olur. Milletvekili bakan bile olur. Yeter ki sizlerde önyargı olmasın.

YORUM EKLE