HANİFE KANAT
Üniversiteye giriş sınavına günler kala, sınava girecek öğrenciler kadar ebeveynleri de bu konuda heyecanlı ve meraklı. Sınav öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenler ile ilgili Rehber Öğretmen ve Psikolojik Danışman Sevim Ezgi Yeşilmen, sınava girecek öğrencilere ve ailelerine tavsiyelerde bulundu.
Bu işin bir biyolojik bir de psikolojik argümanı olduğunu belirten Yeşilmen; “Velilerimizden ilk ricamız son 10 gün kala yani bugünlerde artık sınav ile ilgili yorumlarında olumlama, eleştiri ya da herhangi bir söylemde bulunmamaları. Bunu sahneye çıkış öncesi kulis kapısında sanatçıya söylenen son teknik bilgi gibi düşünsünler yani beyhude bir çaba. Ne olursa olsun o son taktikleri duymayacak bu anlamda vereceğiniz telkin ve uyarı havada kalıp aksine duyarsızlaşma ile sağırlaşan kulaklarına stress anında ‘ne demişti?‘ diye bir panik havası yaratmaktan başka bir işe yaramaz. Bilinenin aksine ‘sınav çok önemli değil bizim için sen önemlisin ‘ , ‘boşver senden kıymetli değil’ , ‘sen yaparsın aman önemi yok ‘ gibi cümleler doğru olmamakla beraber asla motive etmediği gibi sizin yalancı konumunda olduğunuz mesajını verir. Çünkü bir yıldır ortada olan emeğin boşa sayılması asla ikna edici değildir. İçten içe çocuğumuz ne kadar istediğinizi bildiğinden geçiştirdiğinizi anlayacak ve güvenmediğinizi ‘yapamaz bu zaten‘ mesajı verdiğinizi düşünecektir. Bunun yerine emeklerinin karşılığını alırsın. Elinden geleni yaptin. Sınav iyi geçer umarım. Bildiklerin sana yol gösterecektir gibi geçiştirici cümleler kurup Okul Rehber Öğretmenini dinlemelerini ve ona göre şekil almalarını sağlamak gerekir. Sizler ebeveynsiniz mesleğiniz ‘Psikolojik Danışman ve Rehberlik , Eğitim Koçu dahi olsa onun anne-babası olarak mesleğiniz anne-baba olmanız. Hayat kurtarıcı taktik dahi verseniz sizin kelimeleriniz onun için eğitici nitelikte değil gibi geliyor. Psikolojik olarak hazırbulunuşluk senenin başından başlıyor kimi çocuk çok rehavetli olup son dakika stress yapar kimi çocuk son dakikaya kadar herkesi stresse sokup sınav anında aşırı rahat moda geçer. Bu sebepten genelleme yapmayınız ve kıyaslama olaylarına hiçbir zaman geçmeyiniz.” açıklamasını yaptı.
Psikolojik argümandan sonra biyolojik argümana değinen Yeşilmen; “Sınav gününden 2 gün öncesinden başlamak üzere her zamanki rutini ne ise yemek-içmek ve uyku konusunda o sıradanlığı hiç bozmayınız. Özellikle sınavdan önce bir gezelim ekstra şu eğlenceyi yapalım ya da şunu ye iyi gelir gibi değişiklikler çocuğu yeni bir düzene yeni bir değişikliğe sevk eder bu da çocukta beklenmedik reaksiyonlara sebep olur. Sınav sabahı her zamanki kahvaltısını yapmalı az su içmeli ve giderken (şahsi arabada ise) sakin müzikler dinlenmeli. Tek başına gitme kararı aldıysa ‘peki‘ deyin gitsin sizler sınav saatine yakın oralarda olun çıkışında sizi görmesi sorun olmayacaktır fakat giderken istemeyebilir. Konuşmalarınızda sınav anındayken onu yakın bir yerde beklediğinizin altını kalın kalın çizmenize gerek yok bu onda kesin bir şey olur ve ihtiyaç duyarım stresi yaratır. O zaten oralarda olacağınızı biliyordur. Sınav merkezine sınav başladan en az yarım saat önce varmış olun ve mutlaka evden çıkarken kimliğini yanınıza aldığınızdan emin olun. Sınav anında kendisine kalem-silgi-açacak-şeker-peçete Ösym tarafından verilecektir. Sizler sadece şeffaf su şişesi verebilirsiniz. Onun dışında içeriye herhangi bir şey geçirilmesine izin verilmeyecektir. Merak etmeyin her şey güzel olacak. Onlar bizim geleceğimiz ve her çocuk hayatını kurtarıp , sevdiği işi meslek edinecektir.” ifadelerini kullanarak konuşmasını sonlandırdı.