Sivas Haberleri
SİVAS
00:00:00
İmsak vaktine kalan
Sivas
Hafif yağmur
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
38,0132 %0.2
41,6933 %-1.11
Ara
Sivas Memleket EĞİTİM “PANDEMİ’NİN İZLERİNİ SİLMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“PANDEMİ’NİN İZLERİNİ SİLMEYE ÇALIŞIYORUZ”

HANİFE KANAT

Covid19 ile beraber başlayan, kapanma ve yasakların olduğu dönemde öğrenciler de uzaktan online eğitime geçerek evde eğitim aldılar. Yüzyüze eğitimin olmadığı 2 senenin ardından çocuklar ve gençler 2021 Eylül ayında okula geri döndüler. Pandemi ile beraber bir çok davranış değişimi gösteren çocuk ve gençler ile ilgili Psikolojik Danışman ve Rehberlik Öğretmen Sevim Ezgi Yeşilmen bilgi verdi.

Yeniden başlayan yüzyüze eğitimin çocuklar üzerindeki etkilerini daha net gözlemlediklerini söyleyen Yeşilmen; “Pandemiden dönen çocukların ahlaki, akademik ve davranışsal tutumlarının analizleri, değişiklikleri meslekte rüştünü almış 40 yıllık öğretmenlerin bile şaşırmasına ve ne yapılması gerektiğini zor tecrübe edindiği bir sezon oldu. Maske, mesafe ve hijyen kurallarını kesinlikle desteklemek ile birlikte çocuklarda ki eve kapanma ve online öğrenme algısının unutturulma çabası, teknoloji kavgası, maskesiz gezmeme ritüeli ve tahtada yazarak anlama, tahtaya çıkma, sahne gösterilerine adaptasyon süreci en zor olan süreçti.” açıklamasını yaptı.

En çok etkilenen grubun 1. sınıftan 2. Sınıfa geçen ve hiç anaokuluna gitmemiş çocuklar olduğunu belirten Yeşilmen; “1. sınıfı kapanma döneminde online olarak gören nesil, anlatan öğretmenlerinde çabasıyla bir yere kadar toparlansada anasınıfını hiç görmeden 1. sınıfa geçmek zorunda olan çocuklar için sosyal fobiler, anksiyete ve kaygı bozuklukları, agorafobi çok yüksek seviyede arttı. Tüm bunların yanı sıra aileleri ile çok fazla zaman geçiren çocuklar olmalarından kaynaklı ve ailelerinde titiz davranması neticesinde oluşan obsesyonel takıntıların kalıntılarını görüyoruz. Bazen de onların evde hapis olma imajı ve duygu durum bozukluğu yaşayan ebeveynlerinden kaynaklı eşler arası bunalım ya da evin içerisinde devamlı birbirine maruz kalmanın yarattığı stres bozukluklarınında yansımalarını gördük.” dedi.

Tüm bu etkileri en aza indirgemek için eğitimci olarak ne gibi yollar izlediklerinden bahseden Yeşilmen; “Sezonu açtığımızda tüm bunları öğrenci, okul, veli üçlü sac ayağı ile tüm etkilerin ve sorunların üstesinden gelmeye çalıştık. Akademik eksiklikleri etütlerle ve tekrarlarla, ölçme ve değerlendirme çalışmalarıyla aştık. Sakinleşen, kısmen özgürleşen çocuklar takıntılarını, kaygılarını ve özgüvenlerini yeniden kazanmaya başlasada elbette zamanla sürecin doğru yönetilmesiyle iyi yönde ivme kazanmaya doğru yol alıyor, alacaktır da. Burada önemli olan onları anlayabilmek, geçerli empati yapabilmek ve çözüm noktasına sabırla varabilmek.” yorumunda bulundu.

Son olarak çocukları anlayabilmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Sevim Ezgi Yeşilmen; “Nisan ayı itibariyle kalkan maske zorunluluğu çocuklarında bizlerinde rahat bir nefes almasına elbette ön ayak oldu ancak diğer hastalıkların baş göstermeside bununla arttı nezle, grip gibi tükürük yoluyla buaşan hastalıkların kendilerine yayılma olanağı buldular ama salgının seyrekleşmesi biyolojik kısımdan ziyade ruhsal olarak telafisi zor olan bir dönemi hayırlısıyla geride bırakmamıza vesile olacak. Çocuklar topluluk içerisinde davranışlarını düzenlemeyi, enerjilerini doğru kullanmayı ve tablet, telefon, bilgisayar gibi pandemiye kadar sınırlı ve yasak denilip, pandemide zorla başına oturtulmaları ve Eylül ayı ile beraber yeniden bırakma safhasını yaşamaları biraz kafalarını karıştırsda bağımlılıklarına yönelik yaptığımız sunum ve seminerler ile doğru algıyı oluşturmaya çalışıyoruz. Ebevynlere düşen ise; çocuklarının isteklerini ve aslında iç dünyasında ne yaşadığını anlamaya çalışmak, anlayamıyorsa bile geçen süreçten en çok onların etkilendiği bilincinde olmak ve çocuğuna empati kurabilmek.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.     

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *