MEHMET TIRPAN
Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tolga Karaköy, Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesinde bitki ıslahı ve genetiği konusunda bilimsel çalışmaların yapılmaya devam ettiğini, özellikle ata tohumlarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda çalışmalara ağırlık verildiğini söyledi.
AR-GE çalışmalarının hızlı bir şekilde sürdüğünün altını çizen Rektör Yardımcısı Tolga Karaköy, “Özellikle covit süreci tarımı çok çok önemli hale getirdi. Bilim insanlarının ön görüsü de gelecek yıllarda gıda kıtlığı ve özellikle su kıtlığı oluşacak yönünde. Su kıtlığından dolayı da gıda güvenliği ön plana çıkmış oluyor. Bu sebeple bitkiler üzerinde ciddi çalışmalar yapıyoruz” dedi.
SBTÜ olarak da Savunma Teknolojileri ve Tarım Bilimlerinde ihtisaslaşan bir üniversite olarak ön plana çıktıklarını hatırlatan Karaköy, “Tarla bitkileri, Bahçe bitkileri, Bitki Koruma ve Toprak Bitkilerini besleme alanlarının tamamında faaliyet gösteren geniş bir kadroya da sahibiz. Laboratuvarlarımız ve akademik kadromuz çok güçlü. TUBİTAK ve Avrupa Birliği projelerinde yer alıyoruz. Oluşturduğumuz bitki kliniğinde özellikle yaz döneminde çiftçilerin karşılaştıkları hastalıklar konusunda tespitlerimizi yaparak özel sektörle işbirliği içerisinde doğru reçeteler yazarak doğru dozda ilaç kullanımı temin etmiş oluyoruz. Özellikle sebzecilik konusunda da ciddi çalışmalarımız var. Kışlık sebze tohumluğu konusunda yüzde 70 oranında yurt dışına bağımlıyız. Bu sebeple kışlık sebze konusunda faaliyetlerimizi sürdürmek zorundayız. Bu nedenle bitki ıslahı çalışmaları yapıyoruz. Bitki ıslah çalışmalarında modern teknolojiyi kullanıyoruz. Bir çeşidi ıslah etmek ve başlangıç materyalinden melezlemeden günümüze varana kadar yani çeşidi geliştirene kadar 15 yıl geçerdi eskiden şimdi ise 5-6 yıl sürüyor. Özel sektörle yaptığımız işbirliğinin ardından 5 dekarlık ısıtmalı sera koşullarına da sahip olduk. Bu serada ülkemize ve memleketimize örnek olabilecek üretim çalışmaları ve aynı zamanda ıslah da jenerasyon atlatma dediğimiz bir yılda Sivas koşullarında en az iki jenerasyon atlatarak ıslah sürecini çok daha hızlı hale getirmeye çalışıyoruz. Biyoteknoloji Laboratuvarımızda özellikle meyvecilik alanında virüssüz anaç üretimini yapıyoruz. Aynı zamanda öğrencilere de uygulamalı eğitim veriyoruz. Biyoteknolojik yöntemlerle 300-500 bin bitkiyi çok hızlı bir şekilde üreterek köklendirerek sektöre sunabiliyoruz. Laboratuvar ve arazi çalışmaları ortak yürütülmelidir. Teknolojiyi kullanmadığımız her alanda Dünyanın gerisinde kalırız. Fakültemizde teknolojiyi esas alıp kamu ve özel sektörle işbirliği yaparak gençlerimizi yetiştireceğiz” ifadelerini kullandı.