YİRMİ BİRİNCİ CÜZDEN MÜJDELEYEN AYETLER: 
YİRMİ BİRİNCİ CÜZDEN MÜJDELEYEN AYETLER:
Bekir Çöl

YİRMİ BİRİNCİ CÜZDEN MÜJDELEYEN AYETLER:

Bu içerik 381 kez okundu.

1- Ve sen, bu Kur’an’dan önce hiçbir kitap okuyan değildin. Ve sağ elinle kitap yazan da değildin. Böyle bir durumda, boş düşünen o insanlar şüpheye düşerlerdi. (Ankebut 48)

2- Bilakis bu Kur’an, ilim verilenlerin gönlünde muhafaza edilen apaçık ayetlerdir. Ve zalimlerden başka hiç kimse, o ayetlerimizi inkâr etmez. (Ankebut 49)

3- Ve: “Rabbinin katından ona mucizeler indirilmeli değil mi idi?” dediler. Sen de ki: “Mucizeler, ancak Allah’ın katındadırlar. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” (Ankebut 50) (Bahattin Sağlam Meali)

4- Onlara okunan bir kitabı üzerlerine indirmemiz onlara yetmedi mi? Şüphesiz o Kur’an’da inanan bir toplum için rahmet ve mesaj vardır. (Ankebut 51)

5- Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim arzım geniştir. Artık yalnız bana kulluk edin. Her can ölümü tadıcıdır. Sonra bize döndürülürsünüz. (Ankebut 56-57)

6- Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise işte asıl hayat odur. Keşke bilselerdi. Gemiye bindiklerinde dini yalnız Allah'a has kılarak yalnız O'na dua ederler. Sonuçta onları karaya çıkarıp kurtarınca hemen ortak koşarlar. (Ankebut 64-65)

7- Bizim uğrumuzda cihat edenleri biz elbette yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allah iyilik edenlerle beraberdir. (Ankebut 68) Ahmet Varol Meali)

8- Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır. Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde (akşam ve yatsıda) ve sabah vaktine vardığınızda (sabahta) Allah'ın sınırsız şanını yüceltin (namaz kılın). (Rum 16-17)

9- Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi (cinsi)nizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun (varlığının ve rahmetinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. (Rum 21) 10- Göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun (kudretinin) delillerindendir. Bilgi sahibi olanlar için bunda da ibretler vardır. (Rum 22)

11- Sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak yüzünü (özünü) kararlı bir şekilde (hak olan) dine çevir ve Allah'ın insanı yaratmasında esas kıldığı fıtrata uygun davran. Allah'ın (İslam'a kabiliyetli) yaratmasında bir değişiklik yoktur. İşte doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Rum 30)

12- 31,32. (O halde batıl olan her şeyden yüz çevirerek yalnızca) O'na yönelin! O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Namazınızı dosdoğru kılın ve O'ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan olmayın! İnançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olmayın! (Rum 31-32)

13- Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Rum 38) (Cemal Külünk oğlu)

14- Halkın malından size artış sağlasın diye faizle verdiğiniz şeyler Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını gözeterek verdiğiniz zekât cinsinden şeylere gelince: İşte bunu yapanlar, kat kat arttıranların tâ kendileridir. (Rum 39) (Ümit Şimşek Meali)

15- Allah sizi yaratan, sonra size rızık ve servet veren, sonra ecelleriniz gelince ölümünüzü gerçekleştiren, sonra size tekrar hayat verendir. Peki sizin Allah'a ortak saydığınız varlıklar içinde, bunlardan birini yapabilecek var mı? Allah ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında onların kendisine koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir. (Rum 41) (Ahmet Tekin Meali)

16- Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin. Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp Müslüman olan kimselere işittirebilirsin. (Rum 52-53)

17- Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir. (Rum 55) 18- Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.” (Lokman 13) 19- İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır.” (Lokman 14)

20- “Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.” (Lokman 15)

21- (Lokmân, öğütlerine şöyle devam etti:) “Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.” (Lokman 16)

22- “Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.” (Lokman 17)

23- “Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, hiçbir kibirleneni, övüngeni sevmez.” “Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!” (Lokman 18-19)

24- Kendilerine, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı? (Lokman 21)

25- (Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın. Lokman 33)

 26- Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır. (Lokman 34 (Diyanet Neali Yeni) Bu ayetlerde Yüce Mevla Peygamberine ve kullarına ne emretti ve neyi nehyetti ise bizatihi bize inmiş kabul ederek anlamalı ve yaşamalıyız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
“Kola yerli üretimdir”
“Kola yerli üretimdir”