HADİSLERE İNANMAMAK KÜFÜRMÜDÜR? -2- 
HADİSLERE İNANMAMAK KÜFÜRMÜDÜR? -2-
Bekir Çöl

HADİSLERE İNANMAMAK KÜFÜRMÜDÜR? -2-

Bu içerik 423 kez okundu.

Aziz Kardeş, Ben Hadis âlimi değilim, fakat okuduğunu anlamayacak kadar cahilde değilim çok şükür. Birçok Hadis kitabını da okumuşluğum vardır. Söylediklerin yine yanlışlarla dolu. Sahabenin, hadis yazmasını istemesi Mekke de değil Medine de olmuştur, Çünkü Mekke de ayetlerin yazıldığı hakkında bile bilgi yoktur, Mekke de inen ayetler hafızaya alınarak Medine ye taşınmıştır. 
  Peygamberin hadislerin yazılmasını yasaklaması senin dediğin sebepten değil, Kur'an ayetlerine karıştırılır endişesinden dolayıdır. Aslında Hadislerin yazılmasının Mekke de değil de Medine de olduğunu anlaman için o iki hadisin ilk rivayet edenini bulursan gerçek bilgiye de ulaşmış olursun. Peygamberin Medine de hadis yazmayı müsaade ettiği de bir uydurmadır. Öyle olsaydı O, müsaade de bir hadis olacağından dolayı hadis kitaplarının başında yer alırdı. Diğer taraftan en abartılı şekilde bile Medine de yazıldığı bildirilen hadislerin 160 veya 1500 arasında bir sayı olduğu bildiriliyor. Daha fazla olduğunu söylemek mümkün değil, çünkü yazılacak nesnelerin yokluğundan Kur'an bile bir Mushaf’ta toplanamamıştı. 
  Bu kutlu görev Hz. Ebubekir ve Osman'a nasip olmuştu. Peygamber Efendimizin irtihalinden sonra Hz. Ebubekir'in hilafeti döneminde Hz. Ömer'in refakatiyle 1500 hadis toplanıyor ve Hz. Ebubekir, Hz. Ömer hangi hakla Allah'ın kitabının yanına başka bir kitap koyacağız, Peygamber bizden böyle bir şey istemedi diyerek" topladıkları hadisleri yakıyorlar. 
   Hadislerin de Kur'an gibi hıfzedilerek saklandığını söylüyorsun ki bu daha büyük yanlıştır. Çünkü 6236 ayetten oluşan Kur'an, birçok sahabe tarafından ezberlenmiş olmasına rağmen, yedi bin küsur hadisten oluşan Sahihi Buhari’nin hafızı bile duyulmamıştır. Ezberlerde ki Kur'an ise hemen kısa zamanda toplanmış ve Muaflaştırılmıştır. Yüz binlerle ifade edilen hadislerin kafalarda muhafaza edilerek ve kafadan diğer kafaya aktarılarak iki yüz elli sene sonra Buharalı birine veya diğerlerine ulaştırılması akla, mantığa uymuyor. Kaldı ki, her hadis âlimi ulaştığı her sözü hadistir diye kabul etmemiş, bilakis çok titiz davranarak yüzlerce sözün içinden %1 nispetinde sözleri hadis olarak seçmişlerdir. Eğer hadis inkâr eden birileri varsa, en büyük hadis münkirleri kütübüsittenin yazarlarıdır diyebiliriz. Tutturmuşsun Peygambere inanan onun sözüne de inanır diyorsun. Men yutiıırrasule fekat ata Allah" dan maksat Peygamberin risaletine iman, sözlerine itaattir. 
   Eğer o sözler ayetlerin tebliği ise onunla amel etmek yani, o sözlere itaat etmek Farz olur. Eğer Peygamberin sözleri Kur'an’la gelen bir vahiy değilse o sözün karşılığı sünnettir ve onun karşılığı da iman değil, ameldir ve bu amellere de Tatavvu, nafile veya Sünnet denir. Kur'an hakkında iftira edenler sadece Şialar değil şu anda Ehli Sünnetin baş müdafii, tasavvuf ehlinin birinci sözcüsü de Tevbe suresinin, Bakara suresinden daha fazla olduğunu iddia ediyor. Ama biz inanıyoruz ki "Kitabı indiren yaratıcı onu koruyacağını da yine kitabında bize bildiriyor. Onun için İslam ulemasının ortak kanaati Kitap yaratıcı tarafından korunmuştur ve imanı, ameli konularda tartışmasız birinci delildir. Hadislerin ise %99,9 haberi vahittir, tevatür olanı yok denecek kadar azdır. O sebeple imanı konularda delil olmaz, ameli konularda istifade edilir. Vesselamü ala menittebeal İslam. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
“Kola yerli üretimdir”
“Kola yerli üretimdir”