DİNDE SAPMALAR VE KUR’AN’A DÖNÜŞ (2) 
DİNDE SAPMALAR VE KUR’AN’A DÖNÜŞ (2)
Bekir Çöl

DİNDE SAPMALAR VE KUR’AN’A DÖNÜŞ (2)

Bu içerik 607 kez okundu.

Şükrü Delibaş’ın yazdığı, Dinde sapmalar ve Kur’an’a dönüş isimli kitabı tahlil etmeye devam edelim.

Kur’an’ın anlaşılmaz ve ulaşılmaz bir kitap olarak görülmeye başlanması: Kur’an kendisini, insanların öğüt alması için kolaylaştırılmış (19/97; 54/17, 22, 32, 40) apaçık bir kitap (10/15; 12/1; 17/16; 27/1; 28/2; 36/69) tanıtırken, kutsallığına ve üstün değerine zeval gelmesin diye olsa gerek, tarihi süreçte Kuran önüne gelen herkesin anlayabileceği basit(!) bir kitap olmadığı anlayışı yerleştirilmeye çalışılmıştır. Böylece Kur’an anlaşılmaz ve ulaşılamaz bir kitap olarak lanse edilmiştir. Kur’an’ı anlama imkânı kalmadığına inandırılan kitleler ile irtibatı önemli ölçüde kesilmiş ve sevap kazanmak maksadıyla şuursuz bir şekilde Kur’an’ın sadece metnini okumaya yönlendirilmiştir.

Dini konularda kitlelere öncülük edecek konumda ki insanlarda, bu duruma karşı çıkacakları yerde Kur’an’ın bu şekilde şuursuzca okunmasını onaylamışlar ve hatta teşvik etmişlerdir. Bu konuyla ilgili olarak bazı kaynaklarda yer alan bir rivayette, Ahmed b. Hanbel’in rüyada Allah’ı gördüğü ve O’na Kur’an’ı anlamadan okumanın da insana sevap kazandıracağını bildirdiği nakledilmektedir.

Önceleri Kur’an’a hürmet için ihdas edilen uygulamalar, çok geçmeden ihmal edilemez bir dini yükümlülük haline getirildi. Kur’an’ı okuyabilmek için uyulması zorunlu şart ve merasimler ortaya konuldu. Böylece, Kur’an’a abdestsiz dokunulmayacak, şu seviyeden aşağı tutulmayacak, yatılarak okunmayacak; Hayız ve Nifas halinde ki kadınlar Kur’an’ı eline alamazlar ve okuyamazlar merasimlerle Kur’an ablukaya alındı. Delilsiz haram kılmayı yasaklayan birçok ayet olmasına rağmen; İşte bir örnek: “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü, “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin. Sonra Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar. (Nahl/116)

Bu merasim ve kurallar ile Kur’an ve bilhassa Yasin ölülere okunmaya başlanmıştır. Öyle ki, Yasin suresinin yetmişinci ayetinde “Kur’an’ın dirileri uyarmak için gönderildiği bildirildiği halde, Bu sureyi ölülerden başka yerde okumak nerde ise yasaklanmıştır. Zammı sure olarak bile okunmamaktadır.

Hadis ve Sünnet anlayışının Kur’an’ı çevreden uzaklaşması. En büyük tahribat Hadis ve Sünnet alanında yapılmıştır. Çünkü bu konuda yapılan tahribat Peygamber adına yapıldığı için kalıcı olmuştur.

Kur’an’a muhalif Hadislere örnek 1)

Örnek 1) Enes b. Malik rivayet etmiş. “Bir adam, “Ey Allah’ın Resulü, babam nerededir” diye sordu. “Cehennem de” buyurdular. Adam gitmek üzere iken geri döndü. Hz. Peygamber: “Muhakkak ki, senin babanda, benim babamda ateşteler” buyurdu. (Müslim/347) Bu Hadisle şu ayet çelişmektedir. “…Biz bir elçi göndermedikçe azap edecek değiliz. (İsra/15)

Örnek 2) Hz. Peygamber şöyle demiştir: “Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin, “bizimle sizin aranızda Allah’ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere Haram demişse onları haram addederiz” diyeceği günler yakındır. Bilin ki, Rasulüllahın haram kıldıkları da tıpkı Allah’ın haram kıldıkları gibidir.” (Ebu Davut, Tirmizi, İbni Mace) Hz. Peygamberi hüküm koymada Allah’a eşit konuma getiren bu hadis, hükmün sadece Allah’a ait olduğunu bildiren şu ayetlere aykırıdır. (5/50; 6/57; 12/40; 18/26; 28/70, 88; 42/10) ve daha birçok ayete taban-tabana zıttır.

Vahyi gayri metluv: Hz. Peygambere Kur’an dışı vahiy geldiği düşüncesi, Kur’an dışında dini kaynaklara zemin hazırlaması, dinde iki başlılığı ve muğlâklığa kapı aralaması nedeniyle, Kur’an’ı anlayıştan çok önemli bir sapmayı ifade etmektedir. Zira bu anlayışa göre Allah’ü Teala’nın Hz. Peygambere bildirdikleri Kur’an’la sınırlı değildir ve Kur’an dışında da Allah’ın insanlara yönelik emir ve yasakları vardır. Böyle olunca Kur’an dinin temel kaynağı olmaktan çıkarılmakta ve kaynaklardan bir kaynak haline getirilmektedir. Oysa Hz. Peygamber Kur’an dışında hiçbir metni yazıya geçirip muhafaza altına almamıştır. Allah’ü Teala’nın Hz. Peygambere indirdikleri Kur’andan ibarettir, bundan başka ilahi kaynak aramak dalaletten başka bir şey değildir.

Allah’ü Teala’ya “Ey Muhammed sen olmasaydın dünyayı yaratmazdım” şeklinde aslı astarı olmayan sözler isnat edilerek dünyayı Peygamberin hürmetine yarattığı gibi iftiralar atılmasına ve birilerinin Allah adına konuşup, Allah adına hüküm koymasına kapı aralaya “Vahyi gayri metluv” anlayışı bizce safsatadan başka bir şey değildir. Önemine binaen bu kitapla ilgili tahlilimiz devam edecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
“Kola yerli üretimdir”
“Kola yerli üretimdir”