TASAVVUFUN YANLIŞLARI: HALLAC’IN ÜÇ NAZARİYE SAPKINLIĞI: 
TASAVVUFUN YANLIŞLARI: HALLAC’IN ÜÇ NAZARİYE SAPKINLIĞI:
Bekir Çöl

TASAVVUFUN YANLIŞLARI: HALLAC’IN ÜÇ NAZARİYE SAPKINLIĞI:

Bu içerik 105 kez okundu.

Hallac şunları anlatıyor: Zahitlikle ilerleyenler şu davada bulundu: “Her kim nefsini itaatle terbiye eder ve kalbini yararlı işlerle meşgul eder, dünya zevklerinden vazgeçerse Allah’ın yakınları makamına yükselir. Daha sonra dostluk merdiveninden çıkarak tabiatı beşerilikten kurtulur. Ta ki içinde beşeriyetten iz kalmayınca Meryem oğlu İsa’da olduğu gibi Allah’ın ruhu ona hulul eder. Artık o her ne isterse olur. Allah’ın emri artık onun emri haline gelir, onun fiili Allah’ın fiili olur ve onun emri Allah’ın emri olur. Bunun anlamı, Hallaç’ın son itikadı şudur ki: “Allah’ın insana girmesi ve beşeri iradenin ilahi irade mahiyetini alması insandan sadır olan her fiilin ilahi bir fiil olması nazariyesini kabul etmiş olduğudur. Hulul itikadı ise müfrit Şiilerin kabul etmiş oldukları en belli başlı itikatlardandır. Hallac da bunu alarak lahutun nasuta yani ilahın beşere hulul etmesi yahut cananın cana, Rabbin kuluna hulul etmesi mezhebini kurmuştur.

Hallac, bir şiirinde şöyle diyor:

“Ben sevgiliyim ve sevgilim ben!

Biz bir tek gövdeye hulul etmiş iki ruhuz.

Beni görünce O’nu görmüş, O’nu görünce

İkimizi görmüş olursun” der.

Sonra Zatı Kibriya olan mahbubuna hitap ederek diyor ki: “Sen kalbin zarıyla kalbin kedisi arasında akıyorsun; gözkapaklarımdan yaşların akması gibi gönlümün içine hulul ediyorsun; ruhların gövdelere hululü gibi!”

Hallac, sapıklıklarına şöyle devam ediyor:

“Ruhumla ruhunu, şarabın berrak su ile imtizacı gibi meczettin. Sana bir şey dokunursa bana da dokunuyor ve sen ile ben her hal ile de bir oluyoruz.

“Ben Hakkın sırrıyım. Hak değilim ben.

Belki ben Hakk’ımda aramızda ayrılık oldu.

Ben eşyada Allah’ın aynıyım. Acaba kâinatta aynımızdan görülen bir şey var mı?”

Hallac Allah’a hitaben diyor ki: “Nasıl benim nasutluğum senin lahutluğunda erimiş ve onunla karışmışsa, senin lahutluğun da nasutluğumu istila etmiştir. Onunla karışmadan.

Hallaç’ı Mansur’a göre insan, nefsini yok ederek ruhunu tasfiye ederse ilahi ruh, insani ruha hulul eder ve nasıl insan ruhu, insan gövdesine yerleşirse o da öylece insan ruhuna yerleşir. Böyle olduğu takdirde insandan sadır olan her hareket kendi iradesinin değil, ilahi iradenin eseri olur.

Hallaç’ın “Nur-ı Muhammedi” yahut “Hakikat-i Muhammedîye” nazariyesine gelince; kendisi “Kitab-üt Tevasini” adlı eserinde buna bir kısım ayırmış ve ona “Sinac Tasini” adını vermiştir. Ona göre Hz. Muhammed’in iki sureti vardır. Biri, ezeli ve kadim bir nurdur ve bütün varlıkların var olmasından önce vardı. Her ilim ve irfan bu yüzden doğmuştur. Diğeri onun peygamber olarak dünyaya gelen suretidir. Fanidir, muayyen bir yerde, muayyen bir zamanda yaşamış, vazifesini ifa etmiş, haiz olduğu kemali ezeli nurdan alarak belirtmiştir. Nitekim bütün peygamberler ve bütün evliya aynı nurdan feyz almışladır. Hallaç, Nuru Muhammed’in her şeyden evvel yaratıldığını belirterek, bütün nurlar onun nurundan yaratılmış der. Hallaç’a göre, “Bütün ilimler onun deniz gibi ilminden bir katredir. Ve bütün hükema, onun nehrinden bir avuçtur. Bütün zamanlar onun dehrinden bir saattir.

Hak ve hakikat onunladır ve hilkatte ilk o nübüvvette son o batında hakikat o, zahirde marifet o.”

Bütün bu sözler Hallaç’ın Hakikat-i Muhammedîye nazariyesini anlatmaktadır. Muhammed’in kadim olduğu, bütün varlıklardan önce yaratılmış bulunduğudur. Bütün ilim ve hikmet nurları, onun parlayan nurunda doğmuştur. Bütün peygamberler ve evliyalar onun nurundan ilham almışlardır.

Hallaç’ın dinlerin birliği nazariyesi, Nuru Muhammedîye ve Hulul nazariyesi kendinden sonrakilere tesir etmiş bu sapkınlıkları bütün mutasavvıflar devam ettirmişlerdir. Hiç tartışmasız Hulul inancı en büyük şirktir. Nuru Muhammedi, onun ezeli ve kadim oluşuda Peygamberi ilahlaştırmak olduğu için apaçık şirktir. Biz tasavvufçuların hatalarını küçük göstermek için her ne kadar yazımızın başlığını “Tasavvufun Yanlışları” diye koysak ta bu hatalar öyle hafife alınacak şeyler değildir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
Kokartlı rehber sayısı sadece 1 kişi
“Kola yerli üretimdir”
“Kola yerli üretimdir”